| Bir şey yapmazsak bu adam büyükbabamın önemsediği tek şeyi yıkacak. | Open Subtitles | إذا لم نفعل شيئاً هذا الرجل سوف يهدم بيت الرعاية الخاص بجدي ماذا كان سيفعل أبي و أمي؟ |
| Bana inanmayacaksın biliyorum ama bir gün, kalbinin etrafına ördüğün duvarları yıkacak biri gelecek. | Open Subtitles | وعلى الرغم من أنني أعرف أنك لن تصدقني يوما ما شخص سوف يأتي الى جوارك وسف يهدم تلك الجدران التي بنيتها حول قلبك |
| Bu da yakında yıkılacak! | Open Subtitles | على سبيل المثال, هذا الدير سوف يهدم قريبا |
| Annene buranın yıkılacağını söyledim. Ve yıkılacak! | Open Subtitles | وعدت والدتك بأنه سيهدم وبمشيئة الله سوف يهدم |
| Birkaç hafta içinde burayı yıkacaklar. | Open Subtitles | هذا المكان سوف يهدم في غضون أسبوعين |
| Ne yapacaklar ki? Binayı mı yıkacaklar? | Open Subtitles | وماذا يعمل يهدم المبنى؟ |
| Hiçbir rüzgar ya da sorun küçücük bir ölüm bile bu evi sarsamaz. | Open Subtitles | و لا يوجد به رياح أو مشاكل أو حتى موت صغير يمكنة أن يهدم هذا المنزل |
| Marcus kulübü yıkacak ve yerine bir gökdelen inşa edecek. | Open Subtitles | (ماركوس) سوف يهدم الملهى كي يَبنى ناطحة سحاب. |
| Duke'ün evini yıkacak. | Open Subtitles | (سوف يهدم منزل (دوك |
| Güvercin evi yıkılacak. | Open Subtitles | يهدم عش الحمام |
| "Küçük bir ölüm bile bu evi sarsamaz." Biliyordu. | Open Subtitles | "ليس حتى بموت صغير يمكنة أن يهدم ذلك المنزل" إنها تعرف |