| Saçı çilek gibi kokuyor. | Open Subtitles | يَشتمُّ مثل الخوخِ يَتفتّحُ، اللافندر والفانيلا. |
| Biraz çakmak gazı da kokuyor. | Open Subtitles | وهو يَشتمُّ الكثير مثل السائلِ الأخفِ هنا. |
| O kaplıcalardaki örtülerin ne kadar pahalı olduğu umurumda değil,... lanet olası bir hastane gibi kokuyor. | Open Subtitles | أنا لا أُريدُ كَيفَ غالية الشراشفَ في ذلك حمام التحسّنِ المعدني، هو ما زالَ يَشتمُّ مثل مستشفى ملعونة. |
| Mutlu insanların çoğu günün sonunda leş gibi kokar. | Open Subtitles | يَشتمُّ البعض مِنْ الناسِ الأكثر سعادةِ السماء العالية في نِهَايَة اليَوْمِ. |
| - Siz de bir koku alıyor musunuz? | Open Subtitles | هَلْ أي شخص آخر يَشتمُّ شيءاً؟ |
| Şimdi kokmuş et gibi kokan... bu bitkiyi kim yetiştirir ki? | Open Subtitles | الآن الذي سَيكونُ عِنْدَهُ a نبات ذلك يَشتمُّ مثل تَفَسُّخ اللحمِ؟ |
| Öyle güzel kokuyor ki gömmeye kıyamıyorum. | Open Subtitles | يَشتمُّ رائعَ جداً الآن هو تقريباً شيء مؤسفُ أَنْ يَدْفنَه. - هَلْ أنت تُساعدُني بهذا؟ |
| Burası çok pis kokuyor. | Open Subtitles | الزائد، يَشتمُّ سيئَ جداً هنا. |
| Battaniye köpek gibi kokuyor. | Open Subtitles | أوه، هذه البطانيةِ يَشتمُّ مثل الكلبِ. |
| Lütfen yakma.Çöpten daha kötü kokuyor. | Open Subtitles | ذلك يَشتمُّ أسوأ مِنْ القمامةِ. |
| Çürük yumurta gibi kokuyor. Kükürt kokusu o. Sivilcelere iyi gelir. | Open Subtitles | أوه، يَشتمُّ مثل البيضِ المتعفّنِ. |
| Çok hoş kokuyor değil mi? | Open Subtitles | يَشتمُّ جيداً، أليس كذلك؟ |
| Yanmış köpek kılı gibi kokuyor. | Open Subtitles | يَشتمُّ مثل شَوى شَعرَ كلبِ. |
| Bu nefis kokuyor. | Open Subtitles | ذلك يَشتمُّ جيداً. |
| Bu çok lezzetli kokuyor. | Open Subtitles | هذا يَشتمُّ لذيذ. |
| Evet, güzel kokuyor. | Open Subtitles | أوه، نعم، يَشتمُّ جيداً. |
| Dışarısı pislik kokuyor. | Open Subtitles | يَشتمُّ مثل الوسخِ هناك. |
| Şimdi tuhaf kokuyor. | Open Subtitles | يَشتمُّ نوعَ غير تقليديِ. |
| Mutlu insanların çoğu günün sonunda leş gibi kokar. | Open Subtitles | يَشتمُّ البعض مِنْ الناسِ الأكثر سعادةِ السماء العالية في نِهَايَة اليَوْمِ. |
| Eski sigara içme odası hep sigara gibi kokar. | Open Subtitles | يَشتمُّ مثل الدخانِ دائماً في غرفِ التدخين القديمةِ |
| Bu koku ölümcül olabilir! | Open Subtitles | أي يَشتمُّ مثل الذي يُمْكِنُ أَنْ يَقْتلَ! |
| Ben de yanında ayık olarak koltukaltı gibi kokan barda oturacaktım. | Open Subtitles | مثل سَأَجْلسُ بجانبك يَفِيقُ، في a حانة ذلك يَشتمُّ مثل الإبطِ. |