| Hey hey sen baksana buraya biraz çerez gönder! Bira da. Elini çabuk tut. | Open Subtitles | .. أُريد بعض الوجبات الخفيفة .. ولا تنسي البيرة |
| çerez türü bir şeyler almak ister miydin? | Open Subtitles | أترغبين بتناول وجبة خفيفة من نوعٍ ما؟ |
| Tam da zamanında, hiç çerez kalmamıştı. | Open Subtitles | فقط في الوقت المناسب للخروج لتناول المكسرات |
| Pekala, diyelim ki, en iyi ihtimalle... bir gecede 17 kişi burada çerez yiyor. | Open Subtitles | حسنا لنقل بشكل محافظ، 17 شخص يأكلون هذا البندق في ليلة ما |
| - Ayrıca çerez de vardı ve bir meyveli dondurma paylaştıklarından oldukça eminim. | Open Subtitles | كان هناك مقبلات ومتأكدة من أنهم تقاسموا المثلجات |
| Yol için bize soğanlı çerez bile aldım. | Open Subtitles | حتى أني ابتعت لنا وجبات خفيفة بنكهة البصل للطريق |
| Zor çerez ha? İyi bakalım, bir ısırık almaya yeltensene. | Open Subtitles | كوكي صعبة، هاه، حسنا، مشاهدة لي أن أغتنم لدغة من يا. |
| Onlara ön koltukta taze bir paket çerez bıraktığımı söyle. | Open Subtitles | إخبرهم أني تركت علبة من البسكويت الجديد على المقعد الأمامي |
| Evet, gidip size biraz çerez getireceğim. | Open Subtitles | أجل، سأذهب إلى ماكنة البيع و أحضر لكما بعض الوجبات الخفيفة |
| İçecek ikramımız olmayacak ama uçuş görevlileri size su ve çerez getirecek. | Open Subtitles | لن تكون هناك مشرويات اليوم لكن المضيفات سوف يأتين لكم بالماء و الوجبات الخفيفة |
| Elbette. Bir de tüm dükkanlar yağmalanmadan biraz çerez falan alırsanız iyi olur. | Open Subtitles | بطبيعة الحال، وإذا كان على طريق العودة كنت يمكن أن تتوقف والتقاط بعض الوجبات الخفيفة المالحة |
| -Lisansımı askıya mı aldılar? Ally, insanlara bir paket çerez için saldıramazsm. | Open Subtitles | أنت لا تَستطيعُ مُهَاجَمَة الناسِ على a وجبة خفيفة. |
| Masum bir şekilde barda çerez yediğini düşünürken... 39 pis elli yabancıdan bulaşmış... ölümcül bakterileri mideye indiriyorsun. | Open Subtitles | نعم، لذا عندما تعتقد بأنّك بشكل بريء تأكل وجبة خفيفة صغيرة أنت تأكل في الحقيقة ما يمكن أن يسبب لك الموت بكتيريا من حوالي 39 يدا غريبة ملوّثة |
| Reid gibilerin sevebileceği şeyleri araştırdım çerez ve çekirdeğin doğal olarak magnezyum sağladığını öğrendim ve magnezyum da seratonin üretmesini sağlıyor ve bu da kimyasal açıdan çok çok mutlu bir beyin demek. | Open Subtitles | لذلك تصرفت كـ ريد و قمت بعدة أبحاث و تبين ان البذور و المكسرات فيها ماغنيسيوم بشكل طبيعي |
| Fare zehri ve karışık çerez kutusunun yakınına koyup durmam da çok tehlikeli. | Open Subtitles | هناك سم للفئران و أنا أبقيه بشكل خطير بجانب المكسرات المخلوطة |
| çerez tabağından Ebola virüsü... kapacağını sanan bir çatlaktan daha iyi yaşadığım kesin. | Open Subtitles | مهووس يعتقد بأنّه سيلتقط فيروسا من وعاء خليط البندق |
| O cüssedeki bir kurda ancak çerez olursun. | Open Subtitles | بالنسبة إلى ذئب بحجمه، على الأرجح أنك مجرد مقبلات. |
| Çoğu insan kafayı bulunca çerez yer. | Open Subtitles | أغلب الناس حين ينتشون يأكلون وجبات خفيفة |
| Elinizde çerez kutusuyla yakalandınız, değil mi? | Open Subtitles | حصلت واقعة مع يدك في كوكي جرة، أليس كذلك؟ |
| Bu çerez ve puding dışındaki olabilecek... bütün kombinasyonlardan çok daha iyi. | Open Subtitles | هذا هو أروع مزيج مُمكــن ماعدا البسكويت مع حلوى البودينغ |
| Hayır. Barda çerez yenmez. | Open Subtitles | لا، أنت لست بحاجة إلى بندق في الحانة. |
| Bu 4 tonluk bir kamyon. Bir paket çerez değil. | Open Subtitles | إنها شاحنةَ أربعة طَنّ ليست كيس من الفول السوداني مثلا ً |
| Buraya, şuna bak. tahıl gevreği, çerez ve küçük pidelerden buldum. | Open Subtitles | لدينا مكسرات بسكويت و كعك |
| Boş bir çerez alıyoruz ve müşterinin beynine ameliyatla yerleştiriyoruz. | Open Subtitles | نأخد كوكيز خالى و عن طريق عملية جراجية نملائها ببيانات مخ عميل |
| çerez ya da soğuk bir şeyler ister miydiniz? | Open Subtitles | هل تريدين المقرمشات او المشروبات الباردة |
| Ben seni çerez niyetine yerim! | Open Subtitles | أستطيع أكلك على افطاري |
| Az yağlı hindi eti karbonhidratsız bira 100 kalorilik çerez paketleri... | Open Subtitles | ...لحم الديك الحبشي منزوع الدسم ...جعّة قليلة الكربوهيدرات .... حزمة أطعمة خفيفة ذات مائة سعرات حرارية |