"ödeyecekler" - Translation from Turkish to Arabic

    • سيدفعون
        
    • يدفعون
        
    • وسيدفعون
        
    • سيدفع
        
    • يدفعوا
        
    • سيدفعوا
        
    • الفائض
        
    • بمجرد أن تسدد
        
    Biliyorum geçen gece olanları geri alamam, ama bunu hayatlarıyla ödeyecekler. Open Subtitles اعرف بان احداث الامس لايمكن التراجع عنها ولكنهم سيدفعون الثمن بحياتهم
    Yemin ediyorum bunu ödeyecekler... because when the going gets tough, the tough get going. Open Subtitles اضمن لكى انهم سيدفعون ثمن ذلك لأنه عندما تبدا فى المضى بالشدة ..
    Ve onlara geri götürdüğünde sadece 20 altın mı ödeyecekler? Open Subtitles سيدفعون لكَ فقط 20 قطعة من الذهب لتستعيده لهم؟
    Benim uyarılarıma kulak vermeyenler... korkunç bir bedel ödeyecekler. Open Subtitles هؤلاء الذين لا يهتمون بتحذيري سوف يدفعون ثمناً رهيباً
    Bu lanet olası işkence aletini bir araya getirmeyi başarıp, onları bulduğumuzda çok fena ödeyecekler. Open Subtitles وسرعان ماسنتوصل إلى طريقة جمع هذه الأداة المعذبة ونجدهم وسيدفعون الثمن غالياً
    Döndüğümde, görevini yerine getirmeyenleriniz bunu yaşamları ile ödeyecekler Open Subtitles و عندما أعود من أجده منكم لم يؤد واجبه علي أكمل وجه سيدفع الثمن بحياته
    Doğu da öyle. Şimdi hepsi yaptıkları hatayı ödeyecekler. Open Subtitles كذلك الشرق الآن يمكن كلاهما يدفعوا لخطأهم
    Filmin bir kısmını burada çekebilmek için günlük 50$ ödeyecekler. Open Subtitles سيدفعون لنا 50 دولار يومياً لتصوير بعض المشاهد هنا
    Ama bütün bu hainler, bedelini kendi kanlarıyla ödeyecekler. Open Subtitles كلّ هؤلاء الخونة سيدفعون الثمن من دمّائهم
    Ama bütün bu hainler, bedelini kendi kanlarıyla ödeyecekler. Open Subtitles كلّ هؤلاء الخونة سيدفعون الثمن من دمّائهم
    İlk grub üyelik için ilk sene 500$ ödeyecek , bundan sonraki üyeler ise 1 000$ ödeyecekler . Open Subtitles المجموعة الأولى ستدفع 500 دولاراً للعام الأول للإنضمام وأيّ أعضاء آخرين بعد ذلك سيدفعون 1000 دولاراً
    Yani ücreti, tuvaletimi onararak mı ödeyecekler? Open Subtitles تعنين انهم سيدفعون ثمن هذه الاشياء بإصلاح حمامي ؟
    Hastalığın bedelini ödeyecekler Open Subtitles نحن نعيش في زمن النفط نسرق من اطفالنا الذين سيدفعون ثمن هذا القرار
    İnsanlar burda kalmak için para ödeyecekler, onlar gerçek bir şey görmek istiyorlar. Open Subtitles الناس سيدفعون من أجل البقاء هنا إنّها صفقة حقيقيّة.
    Tanrı aşkına, görevlerini bırakmalarını canlarıyla ödeyecekler. Sakin ol kardeşim. Open Subtitles بحق الآلهة , سيدفعون حياتهم جراء تركهم لمواقعهم
    Yalnız bunda, insanlar geri getirmeyecekleri şeyler için para ödeyecekler. Open Subtitles الأمر سيان فقط أنهم يدفعون للأشياء ولا يرجعوها
    Tabelayı çalacağım, ve onlar bana yenisini yapmam için para ödeyecekler! Open Subtitles سأسرق اللوحة ثمن يدفعون لي لأصنع لهم واحدةً أخرى
    Bu olanların bedelini fazlasıyla ödeyecekler. Open Subtitles سنجعلهم يدفعون الثمن ملايين المرات على فعلتهم هذه.
    Çünkü annenle ağabeyin orada olacak ve senin için iyi para ödeyecekler. Open Subtitles لأن أمكِ وأخوكِ سيكونان هناك. وسيدفعون لي لقاء إنقاذك.
    O dalyarakları kendi ellerimle yakalayacağım; ve yaptıklarının bedelini ödeyecekler. Open Subtitles سأطيح بأولئك السفلة بنفسي وسيدفعون الثمن
    Yani insanlar yalan söylerken yakalanmak için para mı ödeyecekler? İnsanlar yalan söylerken başkasını yakalamak için para ödeyecekler. Open Subtitles -إذاً سيدفع الناس المال لتُكشف أكاذيبهم؟
    Bana ihanet ettiler ve ödeyecekler. Open Subtitles لقد خانوني كلَهم، والآن سيكون عليهم أن يدفعوا الثمن
    O zaman durağını çaldıkları için bize ayda 40lık ödeyecekler. Open Subtitles لذا سيدفعوا لنا 40 مرة شهريا لإيقاف سرقاتك
    diyorlar. Yani bunu indirimli fiyattan veriyorlar ve sonra nesnelerin internetiyle onları zaman içinde inşa edecekler, elektrik masraflarının üçte birini ödeyecekler ve fazlasını şebekeye geri satabilecekler. TED بالتالي هم يبيعونها بتخفيض، وبعدها سيقومون بصناعتها مستخدمين شبكة اتصال الأجهزة المادية مع مرور الوقت، وسوف يدفعون ثلث تكلفة خدمات الكهرباء ويمكنهم إرجاع الفائض مرة أخرى إلى شبكة الكهرباء.
    Hapiste yattığım onca süre için bana milyonlarca dolar kefalet ödeyecekler adamım. Open Subtitles لديّ ملايين قادمة إلى طريقي ، بمجرد أن تسدد لي الولاية عن كل الوقت الذي قضيته في السجن

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more