"önemli çünkü" - Translation from Turkish to Arabic

    • مهم لأنه
        
    • لأننا
        
    • مهم لأن
        
    JS: Kendiliğinden kesilen. Katla. Katlamak gerçekten önemli çünkü interstisyel süspansiyonu sağlıyor. TED ج. س: تمزق نفسها. طي. الطي مهم لأنه يسمح بتعليق خلالي.
    Bu önemli çünkü dedektiflerin cinayet için belirlediği kronolojiyi destekliyor. TED هذا مهم لأنه يساعد في تثبيت خطوط الزمنية التي يجمعها المحقيقين لأجل الجريمة.
    Bu çok önemli, çünkü bize ısırılma orannın düşük olduğu yerlerde sıtmanın kökünü evleri sivrisinek-geçirmez hale getirerek ortadan kaldırabileceğinizi gösteriyor. TED هذا مهم, لأنه يخبرنا أنه إذا كان لديك كثافة لدغ معتدلة فيمكنك ابعاد الملاريا عن طريق تحصين البيوت ضد البعوض.
    Bununla ilgil size bazı küçük tüyolar vereceğim fakat tasarım aşaması önemli çünkü bu küçük havalı oyuncakları yapıyoruz. TED وسأعطيكم بعض الحيل الصغيرة حوله، لكن مرحلة التصميم مهمة لأننا نصنعُ ألعابًا رائعة.
    Kütüphaneler olarak, bu fikirler bizim için çok önemli çünkü daha iyi bir dünya için sahip oldukları gücün farkındayız. TED وهذه المثل العليا مهمة فعلًا بالنسبة لنا كالمكتبات، لأننا نعلم القوة التي لديها لبناء عالم أفضل.
    önemli çünkü filmler aydınlatır ve ilham verir. TED إنه مهم لأن بإمكان الأفلام أن تنير وتلهم.
    Ve o kadar da pratik olmayan kaybeden değişkenler var ve bu önemli çünkü sınırlı kaynaklar dünyasında, aslında aynı ihtiyaçları olan insanlar üzerinde harcamak istemezsiniz. TED ومن لم يكن عمليّاً من المتغيرات، سيخسر وهذا مهم لأنه في عالم محدود الموارد، لا يجب هدرها على من لا يحتاجها.
    Önemli, çünkü bize her nesnenin karadelik hâline gelebileceğini söylüyor. TED انه مهم لأنه يخبرنا بأن كل جسم بإمكانه أن يكون ثقباً أسوداً
    Benim ise, 2 litre turbosuz motorum var. Bu önemli çünkü hiç gecikme olmuyor. Open Subtitles لدي 2 ليتر, بدون توربيني, وذلك مهم لأنه لا يأخرك
    Bu önemli çünkü mesafe kat ettiğimizi gösteriyor. Open Subtitles هذا أمر مهم لأنه يعني بأنهُ بمقدورنا المضي قدما
    Bunun detaylarına girmeyeceğim, fakat bu önemli bir keşif ve bizim bunun hakkında bir parça bilgimiz var, sadece küçük bir parçası fakat bu önemli çünkü bunlar Parkinson hastalığına yakalanmanız durumunda kaybedeceğiniz nöronlar, ve bunlar aynı zamanda uyuşturucu bağımlılığı tarafından gaspedilen nöronlar, ve bunun bir anlamı var. TED لن أخوض في التفاصيل، لكنها اكتشاف مهم، ونحن نعرف القليل عنه، وهو جزء بسيط من النظام، لكنه مهم لأنه يمثّل تلك الخلايا العصبية التي تفقدها إذا أُصبت بمرض باركنسون، وهي أيضاً الخلايا العصبية التي تم اختطافها بأتمّ معنى الكلمة من قبل أيّ عقار مؤدّ للإدمان، وهذا منطقي.
    Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde. Bence bu çok önemli,çünkü artık daha önce tetkik edilmeyen hiperglisemi ya da hipoglisemi durumlarını saptayabiliyoruz. TED و لكن وبطبيعة الحال نحن قادرون حاليا على قياس ذلك على نحو متصل مع حساس يستشعر الجلوكوز في الدم أعني أن ذلك مهم لأنه بإمكاننا إكتشاف أي إنخفاض في نسبة الجلوكوز و هذا ليس متاحا على نحو آخر، و حتى الإرتفاع في نسبة الجلوكوز في الدم.
    Ve bu önemli çünkü? Open Subtitles وذلك مهم لأنه... ؟
    Yasalar her zamankinden daha önemli çünkü artık tek kuralın devletin bilgilerimizi suistimal etmesinden korumak olduğu bir dünyada yaşıyoruz. TED فالقانون أهم الآن مما سبق لأننا نعيش في عالم حيث فقط القواعد تمنع الحكومات من إساءة استخدام هذه المعلومات
    yöneltir mi? Üçüncüsü önemli çünkü eğer insanların buna alışacağını düşünürsek ücretsiz yatak ağları verme konusunda pazara zarar verebilir. TED السؤال الثالث مهم لأننا إذا أعتقدنا أن الناس سيعتادون على التوزيع المجاني، فهذا قد يدمر أسواق بيع الناموسيات.
    Coca-Cola'nın başarısı bu açıdan çok önemli, çünkü onu çözümleyebilirsek, ondan öğrenebilirsek hayat kurtarabiliriz. TED إن نجاح الكولا ذا صلة، لأننا لو أستطعنا تحليل ذلك، والتعلم منه، عندئذ يمكننا إنقاذ الأرواح.
    Ve bu önemli çünkü Hanson tabanca tutsaydı elinde kan olmazdı. Open Subtitles وهل هذا مهم لأن لو هانسون كان لدية مسدس لن يكون هناك دم
    önemli çünkü o gün yalnız olmadığımı fark ettim. Open Subtitles وهذا أمر مهم لأن هو اليوم الذي أدركت أنا لم يكن وحده.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more