"üst seviyeye" - Translation from Turkish to Arabic

    • إلى المستوى
        
    • مستوى أعلى
        
    • المستوى التالي
        
    • لمستوى أعلى
        
    • المستوى التّالي
        
    • للمرحلة التالية
        
    • للمستوى الثاني
        
    • إلى مُستوى
        
    • الأمر للمستوى التالي
        
    Pekala millet. Detoksu bir üst seviyeye çıkarmanın vakti geldi. Open Subtitles حسناً يا قوم، حان الوقت لننقل التنظيف إلى المستوى التالي.
    Yeteneklerimi bir üst seviyeye taşımak saatlerimi aldı. TED استغرق مني الأمر ساعات وساعات طيلة اليوم لكي أتمكن من بناء مهاراتي لتصل إلى المستوى التالي
    Bu teknolojiyi bir üst seviyeye taşımak için TED نحن نعمل بكل جدّي لأيصال هذه التكنولوجيا الى مستوى أعلى.
    Sahip olduğu atletik ruhu, en üst seviyeye yükseltti. Open Subtitles لأنه يرفع الروح الرياضية إلى مستوى أعلى.
    Sana bir üst seviyeye geçmek ve daha fazla para kazanmak için bir fırsat teklif ediyorum ve senin yaptığına bir bak. Open Subtitles أعرض عليك فرصة لتصعد لمستوى أعلى ,وتربح مال أكثر
    Bunu bir üst seviyeye taşıyalım. Open Subtitles لننتقل بالأمر إلى المستوى التّالي. لحسنِ الحظّ...
    Bak, kız belli ki ilişkinizi bir üst seviyeye çıkarmak istiyor. Open Subtitles انظر , انها من الواضح تريد ان تأخذ علاقتكما للمرحلة التالية
    Bazen seni bir üst seviyeye çıkaracak özel dokunuşu hissedersin. Open Subtitles شئ يأتي بلمسة خاصة يجعلكِ تصعدين للمستوى الثاني
    Dijital bağışıklık kazandırma teknolojisiyle yaptığım çalışma şirketimizi bir üst seviyeye taşıyacak. Open Subtitles ولكن العمل الذي أقوم به في تقنية التحصين الرقمي سيأخذ هذه الشركة إلى مُستوى آخر.
    -Tamam, özür dilemeye geldi.... ...tatmin olmadı ve işi bir üst seviyeye taşıdı. Open Subtitles حسناً جاء للأعتذار وجده غير مرضي فأخذ الأمر للمستوى التالي أنا
    Merkezden bir mektup yazarlar ve onu bir üst seviyeye, yani bölge müdürlüğüne gönderirlerdi. TED كانوا يقومون بكتابة رسالة من المقر ويرسلونها إلى المستوى التالي، وهي مكاتب المقاطعات.
    Umuyorlardı ki, bu bölge ofislerinin her birinde, bir memur bu mektubu alacak, açacak, okuyacak ve onu bir üst seviyeye gönderecek, yani ilçe müdürlüğüne. TED كانوا يأملون أنه وفي كل من مكاتب المقاطعات هذه ، سيقوم مسؤول بتلقي الرسالة وفتحها وقراءتها ومن ثم إحالتها إلى المستوى التالي، أي مكاتب المديريات.
    Siz insanlar nasıl bir üst seviyeye geçmeyi umuyorsunuz? Open Subtitles أيها الناس كيف تظنون أنكم ستصلون إلى المستوى التالى؟
    Senin gibiler sayesinde işleri üst seviyeye çıkarıyorum. Open Subtitles بسبب أشخاص مثلك سأنهض بعملي إلى مستوى أعلى
    Güvenlik en üst seviyeye çıkarıldı. Open Subtitles تم تعيين الأمان إلى مستوى أعلى
    Hem sonra, önderler insanları kendi kabilelerinden bir üst seviyeye doğru itekler. TED ثم أن القادة يدفعون الناس داخل قبائلهم الى المستوى التالي.
    İlişkimizi bir üst seviyeye taşıyacak yolu düşünüyorum. Open Subtitles اعتقد حان الوقت لكى نأخذ علاقتنا لمستوى أعلى
    Seve seve... Tabii beni de bir üst seviyeye taşırsanız. Open Subtitles ستكون معي إلى المستوى التّالي.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more