| Bak, beni ıslah evine göndermek istiyorsan bana Jude'un güvenli bir yerde olacağına dair söz ver. | Open Subtitles | انظري، إذا تريدين إرسالي مرة اخرى الى السجن, إذا أوعديني ان جود سيكون آمن في مكان ما. |
| Alison Toby ıslah evine gittikten sonra onu ziyaret etmiş. | Open Subtitles | آليسون زارت توربي بعد اخذه الى السجن |
| Ryan da muhtemelen şimdi ıslah evine dönüyordur. | Open Subtitles | . و (رايان) من المحتمل ان يذهب الى السجن الأن |
| Çocukken dayak yedik, görmezden gelindik, sürekli ıslah evine girip çıktık. | Open Subtitles | تمَ ضربُنا عندما كُنا صغاراً، و أُهملنا كُنا ندخُل و نخرُج من سجن الأحداث طوالَ الوقت |
| Yaptıklarını düşünmeye başlamazsan, kendini ıslah evine gönderteceksin. | Open Subtitles | إذا لم تبدأ بالتفكير بشأن ماتفعله ستضع نفسك في سجن الأحداث |
| Bay Morrison, eğer kamu hizmeti cezanızı tamamlayamazsanız, veya herhangi bir suç oluşturan davranışlarda bulunursanız, denetimli serbestliğiniz iptal edilip ıslah evine gönderileceksiniz. | Open Subtitles | سيد موريسون, لو فشلت في إكمال ساعات الخدمة الإجتماعية أو إذا شاركت في أي جريمة من أي نوع مهمتُك ستلغى, وستلزم بدخول سجن الأحداث |
| Senin yüzünden ıslah evine geri giderim ve Jude'da o evde tıkılıp kalır. | Open Subtitles | انت بصدد ارسالي مرة اخرى الى السجن, و (جود) سوف يكون عالقا في ذلك البيت. |
| Yoksa ıslah evine gideceksin. | Open Subtitles | وإلا سينتهي بك الأمر في سجن الأحداث |
| dedi. (Gülüşmeler) Çocuk ıslah evine götürüldüm. Annemin gözetimi altında salındım. Dayımın ilk sözleri: "Nasıl yakalandın?" | TED | (ضحك) اُخِذت إلى سجن الأحداث وعندما أطلِقَ سراحي تحت وصاية أمي، كان أول شيء قاله عمي: "كيف أمسكوا بك ؟" |
| Bu yüzden seni Jamesburg'deki ıslah evine gönderiyorum. | Open Subtitles | بالسجن في سجن الأحداث " في " جامسبورج |
| - Beni ıslah evine götürürler. | Open Subtitles | -سيعيدونني إلى سجن الأحداث |