| şehrin her yerinde insanlar ortaya çıkmaması için dua ediyor. | Open Subtitles | هناك أناس في جميع أنحاء المدينة يدعون أن يبقى مخطوف |
| Diskin kopyasını aldık ve güvenlik kutusu şehrin her yerinde artık. | Open Subtitles | يوجد نسخ من القرص المدمج بصناديق آمنة في جميع أنحاء المدينة |
| Bedava arabalar... şehrin her yerinde saklanılacak evler. | Open Subtitles | سيارات مجانية، مفاتيح إلى الكثير من المخابئ في جميع أنحاء المدينة |
| şehrin her yerinde Pul'un işlerini Pelerin mahvediyordu. | Open Subtitles | العبائة قد حارب عمليات سكيلز في كل المدينة |
| Clary'i aramak için şehrin her yerinde geçit açtım. | Open Subtitles | لقد كنت اجول كل المدينة بحثا عن كلاري |
| Onu şehrin her yerinde senelerce aradım. Dövdüm, attım. | Open Subtitles | أضعت سنوات ألاحقه في كافة أنحاء المدينة. |
| İnsanlar birdenbire şehrin her yerinde Reynaldo Cerrera'ın hayaletini gördüklerini iddia etmeye başladılar. | Open Subtitles | الناس فجأة استطاعوا رؤية شبح ريونالدو سيريرا في كل أنحاء المدينة |
| Bedava arabalar... şehrin her yerinde saklanılacak evler. | Open Subtitles | سيارات مجانية، مفاتيح إلى الكثير من المخابئ في جميع أنحاء المدينة |
| Küçük tatlı bir hayvanı alırsın, şehrin her yerinde yanında gezdirirsin | Open Subtitles | إنه لأمر المشاهير. يمكنك الحصول على حيوان أليف لطيف قليلا، كنت اسحبه في جميع أنحاء المدينة معك. |
| şehrin her yerinde... portorikolu bir siyaha karşı ayaklanmalar çıkıyor. | Open Subtitles | التقارير قائمة أعمال الشغب في جميع أنحاء المدينة السود ضد البورتريكيون، والعكس |
| şehrin her yerinde görünür oldunuz. | Open Subtitles | أنتما الأثنين بتما تشاهدون في جميع أنحاء المدينة |
| şehrin her yerinde bu sembolü görüyorum. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا الرمز في جميع أنحاء المدينة. |
| Senin dev deniz yıldızının bulunduğu bilim merkezi dışında şehrin her yerinde patlamalar var. | Open Subtitles | الإنفجارات في جميع أنحاء المدينة عدا مركز العلوم حيثُ يقبع هناك نجم البحر العملاق بمأمن |
| şehrin her yerinde insanları öldüren uyuşturucu Flash'tan bahsediyorum. | Open Subtitles | فلاش أنه هو الدواء الذي يقتل الكثير من الناس في جميع أنحاء المدينة. |
| Paran olsun ya da olmasın bu şehrin her yerinde sihir vardır. | Open Subtitles | هناك سحر في جميع أنحاء المدينة بوجود النقود أو بدونها. |
| Bak, ruhlara karşı bir şey yapmadım ama bu sarmaşıklar şehrin her yerinde ciddi sorunlara yol açıyorlar. | Open Subtitles | النظرة، أنا ما عِنْدي أيّ شئُ ضدّ الأرواحِ، لكن هذه الكرماتِ تُسبّبُ مشاكلَ رئيسيةَ في جميع أنحاء المدينة. |
| - şehrin her yerinde onu aradım. | Open Subtitles | بحثت عنه في كل المدينة |
| Clary'i aramak için şehrin her yerinde geçit açtım. | Open Subtitles | لقد كنت اجول كل المدينة بحثا عن كلاري |
| Onu şehrin her yerinde senelerce aradım. | Open Subtitles | أضعت سنوات ألاحقه في كافة أنحاء المدينة. |
| şehrin her yerinde sinir gazı kutuları olduğunu, ama nerede olduklarını bilmediğimizi mi? | Open Subtitles | أن هناك عبوات لغاز الأعصاب في كل أنحاء المدينة وأننا لا نعرف أين هي؟ |