| şekerim, ben bu aileyi 43 senedir kontrol altına alıyorum. | Open Subtitles | عزيزتي انا كنت متحكمة في هذه العائلة لمدة 43 سنة |
| Mesele tarz şekerim. Makyaj değil. | Open Subtitles | إنه اسلوب يُأخذ بالاعتبار يا عزيزتي وهو ليس مكياج |
| Stewie şekerim, yatma zamanı. Yarın senin için büyük gün Bebek İsa. | Open Subtitles | عزيزي ستيوي، حان وقت النوم لديك يوم حافل غداً يا يسوع الصغير. |
| Dolaptaki yiyeceklerin sonu kötüye gidiyor, ama hala biraz şekerim var. | Open Subtitles | بدأ الطعام يفسد في الثلاجة ولكن ما زال عندي بعض السكر |
| Bununla daha akıllı olmak zorundasın, şekerim. | Open Subtitles | يجب أن تصبحي أكثر ذكاءً بفضل هذا يا حلوتي.. |
| İşte buradasın. Onunla sonra konuşursun. Gel, şekerim. | Open Subtitles | ها أنت ، يمكنكم التحدث معها لاحقاً ، هيا يا عزيزتى |
| Kan şekerim düştüğünde sürtük gibi olduğum günleri özlememi sağlıyor bu. | Open Subtitles | نوعاً ما يجعلني أشتاق لأيام انخفاض سكر الدم يجعلني حقودة قليلاً |
| Kiminle olursa olsun, şekerim, sadece sevilmeni istiyorum. | Open Subtitles | مع أياً كان، يا عزيزتي فأنا أريدكِ أن تُحبّي |
| Sen de iyi bak şekerim. Bir dahaki sefere görüşürüz. | Open Subtitles | كوني بصحة جيّدة يا عزيزتي نراك في المرة القادمة |
| Çok isterdim şekerim, fakat şu an biraz meşgulüm. | Open Subtitles | أود ذلك يا عزيزتي لكنني مشغول قليلاً الآن |
| Ama şekerim,en yüksekte kalmak için bunlara ihtiyacın olacak. | Open Subtitles | لكن ، عزيزتي ، ستحتاجين إلى هذه للبقاء في القمة |
| Evlilik sözleşmesini oku , şekerim . | Open Subtitles | أنت فعلتِ، اقرأي اتفاقية ما قبل الزواج، يا عزيزتي |
| Üzülme, şekerim. Bunun bir yıl sonrası da var. | Open Subtitles | لا تقلق يا عزيزي, هناك دائماً فرصة في العام القادم |
| Burası Londra değil şekerim. Elimde olanlarla çalışıyorum. | Open Subtitles | عزيزي انا لست في لندن استطيع ان اعمل بما لدي فقط |
| Bende daha derinlemesine bakmalısın. Daha iyisini hak diyorsun şekerim. | Open Subtitles | اعتقد أنه يجب أن تبحث أكثر يا عزيزي فأنت تستحق أكثر من هذا |
| O küçük bok va-bina ile her çekimden sonra kan şekerim düşüyor. | Open Subtitles | مستوى السكر لدي يهبط في كل مرة أصور فيها مشهداً مع التافه |
| Hep derdi ki, "Tutuklusun, şekerim!" | Open Subtitles | كانت معتادة على القول ، أنت مقبوض عليك أيها السكر |
| Belki senden alabilirim, şekerim. | Open Subtitles | ربما ما زال بإمكاني أن أتعلّم منك يا حلوتي |
| Evet şekerim, ara sıra elbiseyi değiştirmeli. | Open Subtitles | نعم , أرى أن القليل من الحلى المتنوعة أفضل عزيزتى |
| Umarım şeker getirmişsinizdir. Bir aydır şekerim kalmamıştı. | Open Subtitles | أرجو أن تكونوا أحضرتم بعض السكر في الحملة فليس لدينا سكر حقيقي منذ شهر |
| Utanmana gerek yok şekerim, yine de arkadaş olabiliriz. | Open Subtitles | لا تنزعج يا عزيزى, يمكننا ان نظل اصدقاء حسنا |
| Dinle, şekerim. Ben şu seçmemi atlattıktan sonra... | Open Subtitles | إستمعى , حبيبتى ، بعد أن أنهى تجارب الأداء |
| Kan şekerim düştü yemek siparişi vermeliyiz ya da biraz şarap alsak iyi olacak. | Open Subtitles | لدي سكّر قليل بالدم ربما علينا أن نطلب بعض الطعام أو ربما سأشرب بعض النبيذ |
| Biliyormusun şekerim, gördüğüm o ki İşi kapamadın. Utanma, ve bu en iyi takımların başına gelir. | Open Subtitles | أتعلمين, ياعزيزتي, خلاصة القول أنّك تلقّيت ضربة لا تكوني خجلة فهذا يحدث حتى مع أفضل الفرق. |
| Afedersin, şekerim. Seni flört yarışması için ödünç alabilir miyim? | Open Subtitles | اعذرينى يا عسل هل يمكنني ان استعيرك فى موعد? |
| Şarkı söylemekten bahsediyoruz, şekerim, domuzlara seslenmekten değil. | Open Subtitles | نحن نتكلم عن الغناء يا حلوة و ليس صوت الخنازير |
| - Elveda zalim dünya. - şekerim, sana birkaç... | Open Subtitles | ـ وداعاً ايها العالم القاسى ـ حبيبى لقد احضرت لك بعض ال |
| Selam şekerim. | Open Subtitles | مرحباً، يا سُكّر |
| Sana yakışıyor şekerim. | Open Subtitles | تبدو عليك جميلة يا حلو |