| Hastalandığında her şeyi abartır. | Open Subtitles | كان دائما يبالغ عندما كان مريضا. |
| Frank sadece rol yapmaz, bir şeylerin üstünü örtmek için tuhaf bir şekilde el kol hareketleriyle, ...bağırarak ve benzeri hareketler yaparak bir şekilde rolünü abartır. | Open Subtitles | كما هو واضح، فرانك لا يمثل فقط بل يبالغ في التمثيل كما لو أن إشاراته الحادة العنيفة المثيرة للسخرية وصرخاته وبقية تصرفاته مقصود بها التغطية على شيء ما |
| Barzoon her zaman olayları abartır. | Open Subtitles | يبالغ بارزون دائما فى الأمور |
| İnsanlar her zaman abartır. Bu doğru olamazdı. | Open Subtitles | الناس يبالغون دائماً ...كان الأمر غير صحيح، أعني أن الحرب |
| Gezeteler hep böyle şeyleri abartır. | Open Subtitles | الصحف تحمل الاشياء اكثر من طاقتها. |
| Adam her şeyi abartıyor zaten. Hep abartır. | Open Subtitles | إنه يبالغ ، صحيح ؟ |
| Her zaman abartır. | Open Subtitles | هو دائماً يبالغ . |
| Hep de böyle abartır! | Open Subtitles | إنهُ دائماً يبالغ! |
| - Evet. - Willy hep abartır. | Open Subtitles | نعم - ولي) يبالغ) - |
| Şu askerler her şeyi nasıl da abartır. | Open Subtitles | الجنود يبالغون فى كل هذا |
| Gezeteler hep böyle şeyleri abartır. | Open Subtitles | الصحف تحمل الاشياء اكثر من طاقتها. |