Peki kim küresel cihadı mağlup etti? Amerikan Ordusu yaptı bunu. Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu. | TED | من هزم الجهاد العالمي؟ الجيش الأمريكي فعل الجنود الأمريكان و حلفائهم بالقتال في ساحات المعارك البعيدة |
Çocuklarda kullanılıyor. Savaş alanlarında kullanıyoruz. | TED | يُستخدم للأطفال. نستخدمه في ساحات المعارك. |
Savaş alanlarında aktif görev alan 40 ampüte asker daha bulunuyor. | TED | هناك 40 جنديًاآخر مثله، مبتوري الأطراف يخدمون في مناطق القتال. |
Ve bu da iş gücümüze zarar veren çeşitlilik yetersizliğine neden oluyor, özellikle de etki alanlarında. | TED | وهذا ما ينتج الضرر السخيف في نقص التنوع في قوانا العاملة، خاصة في مناطق النفوذ. |
alanlarında uzman olan karizmatik maceraperest bilginler, tüm kıtada üç bin hastayı tedavi ettiler. | Open Subtitles | العلماء المغامرين خبراء في مجالهم عالجوا ثلاثة آلاف مريض في كلّ القارة |
Bu beş Merkez Amerikan ülkelerinin ayrıcalıklı ekonimik alanlarında da kalıcı değil, sezonla birlikte hareket ediyor. | TED | وليست دائماً في المناطق الاقتصاية الحصرية من هذه البلدان الخمسة الأميركية ولكنها تتحرك خلال الفصل |
Julia'nın, oğluna hayatın hangi alanlarında koçluk yaptığını... öğrenmek isteyeceğine eminim. | Open Subtitles | أَنا جوليا متأكّدة سَتَكُونُ مهتمّة جداً لسَمْع الذي أجزاءِ الحياةِ... أنت تُدرّبُ إبنَها في. |
Bu, onunla günümüze ait savaş alanlarında savaşmak demektir. | TED | بل هو محاربتهم في ميادين القتال المعاصره. |
O ve Memucan talim alanlarında ve bir günlük sürüş mesafesi uzaktalar. | Open Subtitles | هو وميموكان فى جولة بعيدة فى ساحات التدريب |
Ordular savaş alanlarında yenilmeliler, gösteri alanında değil. | Open Subtitles | تُهزم الجيوش في ساحات المعارك، ليس بساحة الاصطفاف. |
Kimsenin artık oyun alanlarında bunu yapmamasının bir sebebi var. Bu fiziksel olarak imkansız. | Open Subtitles | هناك سبب بعدم قيام أحد بإستردّاد ساحات اللعب. |
tele-pazarlamacılık, yerel 4-H fuar alanlarında çimleri biçmek. | TED | والتسويق عبر الهاتف، وتقطيع العشب في ساحات الألعاب ٤-ه المحلية. |
Maalesef, kültürel mirasları yalnızca çatışma alanlarında ve savaşlar yüzünden değil doğal afetler sebebiyle de kaybediyoruz. | TED | للأسف، نحن لا نفقد التراث الثقافي في مناطق الصراع وفي الحرب فقط، نحن نفقدها كذلك نتيجة الكوارث الطبيعية. |
Savaş alanlarında hizmet verdim, emir komutanın ne kadar önemli olduğunu... | Open Subtitles | لقد خدمت في مناطق حرب، وأناعلىدرايةمباشرةبأهمية.. |
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum. | TED | تصورت في مناطق الحرب صعب وخطير |
Biliyorum, yani, kendi alanlarında en iyi insanlarla çalışıyorum ve onlar benden kendileriyle çalışmamı istiyorlar. | Open Subtitles | أعلم, أقصد بأني أعمل مع أفضلية الناس في مجالهم ويريدونني ان أعمل معهم |
Ve kendi alanlarında muazzam bir tartışma söz konusu. | Open Subtitles | وهي مثيرة للجدل بشكل هائل في مجالهم. |
İşin aslı, Afrika doğasının çoğunluğu gelecekte, ekrandaki mavilerde gösterdiğim koruma alanlarında varlığını sürdürecek. | TED | والحقيقة هيا، معظم طبيعة أفريقيا سوف تستمر إلى المستقبل في المناطق المحمية كما ترونها باللون الأزرق على الشاشة. |
Şüpheli satın alma alanlarında, operasyonlar ayarlanıyor. | Open Subtitles | إنشاء عمليات شراء في المناطق المشتبه فيها. |
Julia oğluna hayatın hangi alanlarında yaşam koçluğu yaptığını... bilmek isteyecektir. | Open Subtitles | أَنا جوليا متأكّدة سَتَكُونُ مهتمّة جداً للسَمْع عن الذي أجزاءِ الحياةِ... أنت تُدرّبُ إبنَها في. |
Başka tanıklar da onu farklı günlerde farklı talim alanlarında görmüş. | Open Subtitles | شهود آخرين أكدوا رؤيته في عدة أيام منفصلة في ميادين مختلفة لإطلاق النار |