| Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm ama arabam yolun yukarısında bozuldu ve telefonumun şarjı bitti. | Open Subtitles | مرحبا, انا اسف جدا لازعاجك, ولكن سيارتي تعطلت على الطريق وهاتفي معطل |
| Acil hastaneye gitmem lazım ama arabam bozuk... | Open Subtitles | أنا أحتاج للذهاب إلى هناك. ولكن سيارتي مُعطله... . |
| Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın ama arabam bozuldu. | Open Subtitles | آسفٌ لإزعاجكم، ولكن سيارتي تعطّلت" |
| Öyleydi, ama arabam bozulunca bende burada saklanmaya karar verdim. | Open Subtitles | أجل، لكن سيارتى تعطلت وقررت الاختباء هنا |
| Hayır, ama arabam yapabilir. | Open Subtitles | لا ، و لكن سيارتى تستطيع |
| ama arabam iş yerinde ve 45 dakika içerisinde Universal stüdyolarında olmalıyım. | Open Subtitles | لكن سيارتي في المتجر, ويجب أن أكون في أستوديوهات ينوفيرسال في غضون 45. |
| ama arabam orada! | Open Subtitles | ولكن سيارتي هناك في الأسفل! |
| - ama arabam... | Open Subtitles | - ولكن سيارتي... |
| Affedersiniz? Üzgünüm rahatsız ediyorum ama arabam çalışmıyor. | Open Subtitles | المعذرة ، آسفة على إزعاجك، لكن سيارتي لا تعمل |
| ama arabam arızalı, o yüzden arabayı da senin kullanman lazım. | Open Subtitles | لكن سيارتي لا تعمل ، حتى ذلك الوقت سوف اصلحها. |