"an gelir" - Translation from Turkish to Arabic

    • يأتي وقت
        
    • تأتي اللحظة
        
    • لحظة عندما
        
    • عندما ياتي
        
    • سيأتي وقت
        
    Her ilişkide bir sonraki önemli adımın atılacağı bir an gelir. Open Subtitles بكل علاقة, يأتي وقت تأخذون به الخطوة المهمة التالية
    Bazen öyle bir an gelir ki artık yalan söyleyemezsin, değil mi? Open Subtitles تعلمين أنّه يأتي وقت... .. لا تعودين قادرة بعده أن تكذبي، صحيح؟
    Bir an gelir ki bir şeyi yeterince uzun yaptığında, başka bir şey yaptığını gerçekten hayal edemezsin. Open Subtitles يأتي وقت ترغب به أن تقوم بعمل لوقت طويل كفاية لا تستطيع حقاً تخيل فعل أي شيء آخر, تعرفين؟
    Öyle bir an gelir ki, kendini buna adamak ya da bundan kurtulmak zorunda kalırsın. Open Subtitles سوف تأتي اللحظة التي ستختارين فيها بين استخدام هذه التمارين أو الفشل
    Oyuncularla tanıştığınız bir an gelir. Open Subtitles ثم تأتي اللحظة التي تقابل فيها اللاعبين
    Öyle bir an gelir ki bir şeyin değiştiğini fark edersin Open Subtitles هناك لحظة عندما تدرك أن شيء ما تغير
    Mantıklı insan bir an gelir ve tükürdüğünü yalayıp korkunç bir hata yaptığını kabullenir. Open Subtitles الآن، هناك وجهة نظر عندما ياتي رجلا موضوعيا ويتجاوز كبرياءه ويعترف بأنه ارتكب خطأ فظيعا
    - Bekle. Her daim, yaptığın tüm çalışmalarının yerle bir olabileceği bir an gelir. Open Subtitles تعلم، لطالما سيأتي وقت عندمايكونكل عملك..
    an gelir, kılıcınızı bırakmak zorunda kalırsınız. Open Subtitles لابد أن يأتي وقت تضع فيه السيف جانباً
    Beyler, bir erkeğin hayatında bazen karşı çıkacağı bir an gelir.. Open Subtitles -لا! شباب، وهناك يأتي وقت في حياة الرجل عندما لديه لاتخاذ موقف.
    Diyorum ki her genç adamın hayatında bir an gelir ve artık babasını bir otorite olarak görmeyi bırakır ve sadece bir... Open Subtitles أقوله... هناك يأتي وقت في حياة كل شاب و عندما يتوقف عن دفع والده حتى على قاعدة التمثال
    Her kampanyada, hisse senetlerini almanız gereken bir an gelir. Open Subtitles في كل حملة يأتي وقت للتوقف
    Bilirsin, bir an gelir, bilirsin siz daha ilk görüşmeye başladığınızda eve gelmiştim, siz daha birlikte olmamıştınız. Open Subtitles لتعلم ، لقد كانت هناك لحظة عندما كنتم في بداية علاقتكم أتيت للمنزل في أحد المرات ولم تكونوا قريبين جداً من بعضكم في ذلك الوقت
    Mantıklı insan bir an gelir ve tükürdüğünü yalayıp korkunç bir hata yaptığını kabullenir. Open Subtitles الآن، هناك وجهة نظر عندما ياتي رجلا موضوعيا
    Her günün ardından gecenin çökmesi gibi Tanrı'ların bile öleceği bir an gelir. Open Subtitles لأنه بالتأكيد مع توالي الأيام واليالي سيأتي وقت حين سيكون... على حتى الآلهة أن تموت

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more