| Ve bu da Annemin arkadaşı Ron'un bize taşınmasını sağladı. | Open Subtitles | وهذا ما دفع صديق أمي (رون) للانتقال للعيش معنا |
| Annemin arkadaşı Ron öyle derdi. | Open Subtitles | كان صديق أمي (رون) ليفعل المثل |
| Annemin arkadaşı Suzie iyiydi, ama şimdi peşine şu sersem takılmıştı. | Open Subtitles | صديقة أمي سوزي كانت لطيفة. ولكن الآن هناك ذلك الشخص والي يريد أن يرافقها |
| Annemin arkadaşı, şehirden çıkabilmemiz için belge ayarladı. | Open Subtitles | صديقة أمي لديها تحصلت لنا على بعض الأوراق للخروج من المدينة. |
| Annemin arkadaşı Phoebe Aslında benim biyolojik annem. | Open Subtitles | صديقة امي ... فيبي في الحقيقة هي امي في الولاده |
| Annemin arkadaşı Patrick, bir keresinde zepline bindiğini söyledi. | Open Subtitles | صديق امي ، باتريك قال أن كان لديه في مرة منطاد |
| Annemin arkadaşı Ron'un geldiği zamanı hatırlıyorum. | Open Subtitles | أتذكر عندما كان يزورنا صديق أمي (رون) |
| Değirmenci Peter'dan, Annemin arkadaşı. | Open Subtitles | ـ بل من (بيتر بايبر)، صديق أمي |
| Bu da Ceal. Annemin arkadaşı ve bana bu evi satan emlakçi. | Open Subtitles | وهذه (سيل) صديقة أمي ووكيلة عقارات التي باعتني المنزل |
| Annemin arkadaşı, aslında benim gerçek annemmiş. | Open Subtitles | صديقة امي ... فيبي في الحقيقة هي امي في الولاده |
| Annemin arkadaşı Ron bunları almam için hep beni gönderirdi. | Open Subtitles | التى كان صديق امي يرسلني لشراءها "شكراً لك "كينيث |
| Annemin arkadaşı. Beni atçıklara bindiriyor. | Open Subtitles | صديق امي يأخذني لركوب الاحصنة |
| - Annemin arkadaşı olmayacaksın. | Open Subtitles | -انت لن ) تكون صديق امي |