| Annemin bana en son ayarladigi kizin biyigi ve kuyrugu vardi. | Open Subtitles | آخر بنت إختارتها لي أمي كان لديها شوارب و نقش أثري |
| Hayatım boyunca, Annemin bana dediklerini unutmaya çalışmaktaydım. | Open Subtitles | حاولت لأنسى ما قالته لي أمي في كامل حياتي |
| Annemin bana tek öğrettiği şey, paramı avucumun içinde sıkıca tutmaktı. | Open Subtitles | أبقي يديك على قطعتك النقدية هذا ما علمتني إياه أمي |
| Aklıma, Annemin bana verdiği o Renoir geldi. | Open Subtitles | فكرت في هذا الشئ التي أعطتني أياه أمي |
| Sana Annemin bana söylediği ... ..bir şeyler söyleyeceğim. | Open Subtitles | ...لذا فسأخبركِ بشيء :قالته لى أمى ذات مرة |
| Annemin bana bahsettiği Tanrı asla böyle şeyler yapmaz. | Open Subtitles | الإله الذي أخبرتني أمي عَنهُ، مستحيلٌ أن يفعل شيئاً كهذا |
| Annemin bana karşı duyarsızlığının faturasını hep Karen'a kestim. | Open Subtitles | كنت ألوم كارين على طريقة معاملة أمي لي |
| Sana sadece Annemin bana anlattıklarını söyleyebilirim. | Open Subtitles | ولكن استطيع ان اقول لكم فقط ما قالته والدتي لي. |
| Annemin bana söylediğiyle aynı uzunlukta bir cümleydi, ki onun dediği: | Open Subtitles | كان أطول بجملة عن الذي قالته لي أمي والذي كان |
| Annemin bana almadığı başka bir şey daha, şeftali. | Open Subtitles | وهذا أمر آخر لم تجلبه لي أمي مطلقاً الهامستر |
| Annemin bana anlattığı ve senin yıllardır anlattığın parçaları birleştirdiğim kadarını biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف ما قالته لي أمي والقليل الذي من الفتات والأجزاء التي قلتيها لي على مر السنين |
| Bu Annemin bana aldıklarından daha iyi. | Open Subtitles | هذه البذور أحسن من التي ترسلها لي أمي |
| Annemin bana özel bir hediye olarak aldığı silahı arabanın yanına attın. | Open Subtitles | مسدسي الخزفي ذو الألفين دولار الذي أهدته لي أمي... تلق به بجوار السيارة ماذا سيحدث عندما يمشطوا البحيرة؟ |
| Annemin bana özel bir hediye olarak aldığı silahı arabanın yanına attın. | Open Subtitles | مسدسي الخزفي ذو الألفين دولار الذي أهدته لي أمي... |
| Annemin bana verdiği en fazla 40 papel ve büyük boy gazoz olmuştu. | Open Subtitles | اكثر ما أعطتني إياه أمي كان 40 دولار وجرعة كبيرة |
| Annemin bana tek öğrettiği şey, paramı avucumun içinde sıkıca tutmaktı. | Open Subtitles | أبقي يديك على قطعتك النقدية هذا ما علمتني إياه أمي -أنا لست ألمسك |
| Aklıma, Annemin bana verdiği o Renoir geldi. | Open Subtitles | فكرت في هذا الشئ التي أعطتني أياه أمي |
| Belki de Annemin bana verdiği şey budur. | Open Subtitles | ربما هذا ما أعطتني أياه أمي. |
| Bu gece Dennis'e... eskiden Annemin bana okuduğu bir şiiri okudum. | Open Subtitles | قرأت قصيدة ل(دينيس) هذه الليلة كانت تقرأها لى أمى |
| Bu gece Dennis'e... eskiden Annemin bana okuduğu bir şiiri okudum. | Open Subtitles | قرأت قصيدة ل(دينيس) هذه الليلة كانت تقرأها لى أمى |
| Ama sana Annemin bana dediklerini söyleyeyim. Bu sözler onun: | Open Subtitles | ...سأخبركِ ما أخبرتني أمي إياه كلامٌ يحتذى به |
| Annemin bana karşı duyarsızlığının faturasını hep Karen'a kestim. | Open Subtitles | كنت ألوم كارين على طريقة معاملة أمي لي |
| Çocukken, Annemin bana yaptığı bir şeydi. | Open Subtitles | هذا شيء كانت تحضره والدتي لي عندما كنت طفلاً |
| Annemin bana, bir süre kaldığı kiralık odayı gösterişini hatırlıyorum. | Open Subtitles | أتذكر أمي وهي تريني مكان غرفة استأجرتها ذات مرة |