| Oğlum yeteneklerimi kaybettiğimi düşünüyor olabilir arabamın içinde kontrol halen bende! | Open Subtitles | ربما يظن ابني البار أني ... أفقد إمكانياتي لكني لا أزال أتحكم بما يحدث في سيارتي |
| Neil, yeni arabamın içinde kendini mi ıslattın? | Open Subtitles | نيل, هل بللت نفسك في سيارتي الجديدة؟ |
| Sadece aşağıya in ve çantama bak. arabamın içinde. | Open Subtitles | تحقق من هويتي في سيارتي |
| arabamın içinde otururum ve beni düşündürür. | Open Subtitles | أجلس في سيارتي و أدرك |
| arabamın içinde yağmıyor ya. | Open Subtitles | لا ليست كذلك في سيارتي |
| Burada arabamın içinde, herkesten çok güvende hissediyorum. | Open Subtitles | "هنا في سيارتي ، أشعر بسلامة تامة" |
| Aşşağıda arabamın içinde. | Open Subtitles | إنّه في سيارتي هناك. |
| Para çantamdaydı, o da arabamın içinde. | Open Subtitles | إنها في حقيبتي، وهي في سيارتي |
| Benimle hemen buluş. Bullitt'in önünde, arabamın içinde seni bekleyeceğim. | Open Subtitles | (سأنتظرك في سيارتي أمام شركة (بوليت |
| arabamın içinde. | Open Subtitles | إنه ... في سيارتي |