| Bunu duyduğuma üzüldüm. Ona yarın arayacağımı söyle. | Open Subtitles | أسفة لسماع هذا . قل لها أننى سأتصل بها غداً |
| Biraz sonra arayacağımı söyleyin yüzeye çıkar çıkmaz. | Open Subtitles | قولى لها أننى سأتصل بها . عندما أنتهى من عملية وجهى |
| Polisi arayacağımı da nereden çıkardınız? | Open Subtitles | ما الذى جعلك تعتقد أننى كنت سأتصل بالبوليس ؟ |
| Ama seni nasıl arayacağımı bilmiyordum. | Open Subtitles | لكنّي لم أعرف كيف أتّصل بك، والآن وفجأة، |
| Gelemediğim için özür dilediğimi, bu gece onu arayacağımı söyle. | Open Subtitles | أخبر آجي أنني سأتصل به هذه الليلة وإنني آسف لعدم الحضور. حسناً. |
| Kapatmak zorundayım. Ona yolda arayacağımı söyle. | Open Subtitles | سأخرج الآن وأخبرها بأنّى سأتصل بها من الشارع |
| - Ona,Dallas'a varınca arayacağımı söyle. - Dallas mı? | Open Subtitles | أخبريه أنني سأتصل به عندما أصل إلى دالاس دالاس؟ |
| Meksika Büyükelçisi'ne direkt başkanlarını arayacağımı söyle. | Open Subtitles | اخبر السفير المكسيكى أننى سأتصل برئيسه مباشرةً |
| Her şeyi alır almaz, seni arayacağımı söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لك أني سأتصل بك بمجرد أن يكون عندي كل شيء |
| O halde mesaj bırakırsa, onu arayacağımı söyle. | Open Subtitles | اطلب منها أن تترك رسالة إذاً و سأتصل بها |
| Onu sabah ilk iş arayacağımı söyler misin? | Open Subtitles | أتخبرينها أنني سأتصل بها في الصباح من فضلك ؟ |
| Anneme, aşık olduğumda onu arayacağımı söylemiştim. | Open Subtitles | لقد اخبرت امى اننى سأتصل بها عندما اقع بالحب |
| onu hergün arayacağımı söyledim. | Open Subtitles | وأني سأتصل به كل يوم حتى يوافق على العرض |
| Tekrar ararsa, 1 dakika içinde onu arayacağımı söyle. | Open Subtitles | إذا أعاد الإتصال، أخبريه أنني سأتصل به خلال دقيقة |
| Bir daha şeytani bir İcra Kurulu Başkanı'yla yollarımız kesişirse kimi arayacağımı biliyorum. | Open Subtitles | ولكن إذا مررتُ برئيس تنفيذي آخر سيء سأعرف بمن أتّصل |
| Eğer gitmezse polisi arayacağımı söyledim ve o da gitti. | Open Subtitles | قلتُ لها أنّي سأتّصل بالشرطة إذا لمْ ترحل، ولذا رحلت. |
| Bu kadar geç saatte aradığım için özür dilerim, ...ama kimi arayacağımı bilemedim. | Open Subtitles | أنا آسفة لإتصالي بك متأخراً، ولكني لا أعرف شخصاً آخر لأتصل به. |
| - On dakika sonra arayacağımı söyle. | Open Subtitles | قولي لها أني سأعاود الإتصال بها بعد 10 دقائق |
| Saat altıda tekrar arayacağımı söylermisin ona? | Open Subtitles | حسناً اخبرة انني سأعاود الاتصال به في الساعة 6 |
| Ek belgemiz için kendisini arayacağımı söyledim. | Open Subtitles | قلت له اني سوف اتصل به لاحقا واخبره عن اضافتنا |
| Ben hemen arayacağımı söylediğimde, hemen ararım biliyorsun. | Open Subtitles | لو انا قُولُت بأنّني سَأَتّصلُ ثانيةً اذن أنا سأَتّصلُ ثانيةً |
| Ve oraya ulaştığımda onu arayacağımı? | Open Subtitles | وأنني ساهاتفها عندما أصل هناك |
| - Ona geri arayacağımı söyle. Ve o kesinlikle gerçek bir şapel değildi. | Open Subtitles | أخبرها أنني سأعاود الاتصال بها وأن تلك لم تكن كنيسة حقيقية |
| Sana inanıyorum. Kimi arayacağımı da biliyorum. | Open Subtitles | أنا أصدقكِ , وأعرف شخصا يمكننا الإتصال به |
| Diğerlerine, diğer odada olduğumu ve 24 dakika içinde arayacağımı söyle. | Open Subtitles | , أخبرهم أنني في الغرفة المجاورة أنظف مسدسي . و سأعاود الإتصال بهم بعد 24 دقيقة بالضبط |
| Onları arayacağımı söyle. | Open Subtitles | قل لهم انني سأعاود الاتصال بهم |