| Bence almaz ve yanılıyor olsam bile bence ayrılmalısınız. | Open Subtitles | لا أظنُّ ذلك، وحتّى لو كنتُ مخطئاً فما أزالُ أرى أن تنفصلا |
| O zaman, bu demektir ki siz ikiniz ayrılmalısınız. | Open Subtitles | حسنا، أنا أعتقد أنه أتى الوقت انكما أيها الإثنان يجب أن تنفصلا |
| Bir an önce benimle buradan ayrılmalısınız. | Open Subtitles | أنا أحثك على أن تغادر معي فوراً |
| Kaptan, hemen ayrılmalısınız. Kaptan? | Open Subtitles | كابتن، عليك أن تغادر الآن كابتن؟ |
| - Babanla beraber hemen şehirden ayrılmalısınız. | Open Subtitles | -أنتِ ووالِدُكِ يجب أن تغادرا المدينة حالاً |
| Sanırım şimdi ayrılmalısınız. | Open Subtitles | أظن بأنه من المستحسن أن تغادرا الآن |
| Eh, bunu daha sonra da konuşabiliriz. Şimdi buradan ayrılmalısınız. | Open Subtitles | حسناً، يمكننا مناقشة هذا لاحقاً والآن، يجب أن تغادري هذا المكان |
| Siz de ayrılmalısınız. Burası kötü bir yer. | Open Subtitles | يجب أن تغادري أيضاً، هذا مكان سيء. |
| Sen ve çocuklar... Kolombiya'dan ayrılmalısınız. | Open Subtitles | أنت والأطفال يجب أن تغادروا كولومبيا |
| Evet dediğim gibi Poughkeepsie'den hemen ayrılmalısınız. | Open Subtitles | أجل ، مثلما قلت، يجب أن تغادر "بوغكيبسي" في الحال. |
| - Kabul etse bile yine de Madrid'den ayrılmalısınız. | Open Subtitles | حتى لو فعل (عليك أن تغادر (مدريد |
| Starling polisleri her an oraya gelebilir. Hemen oradan ayrılmalısınız. | Open Subtitles | أفضل شرطيّي (ستارلنج) سيصلون بأيّة لحظة، يجب أن تغادرا فورًا. |
| Olay yerinden hemen ayrılmalısınız. | Open Subtitles | يجب أن تغادرا الموقع حالًا. |
| - Pompei'den ayrılmalısınız. | Open Subtitles | -يجب أن تغادري بومباي |
| Buradan ayrılmalısınız. | Open Subtitles | . يجب أن تغادروا هذا المكان |