| Etrafta onlara dair hiçbir iz bırakmamışsın şuradaki küçük bölmende bile. | Open Subtitles | لم تتركي دليلاً على تواجدهم في أي مكان ولا حتى في مقصورتك الصغيرة هناك |
| Alıcıyı koyacak pek yer bırakmamışsın. | Open Subtitles | لم تتركي لي مجالًا لوضع جهاز الإرسال |
| Arabada benzin bırakmamışsın. | Open Subtitles | لم تتركي وقوداً بالسيارة |
| Sana ulaşmaya çalıştım ama numaranı bırakmamışsın. | Open Subtitles | كنت اريد الاتصال بك بعد ان تقابلنا ولكنك لم تترك لى رقم هاتفك |
| Telefonun şarjı bitti. Bana şarj aleti bırakmamışsın. | Open Subtitles | هاتفي الخلوي قد نفذت بطاريته لم تترك لي شاحن |
| - Birkaç kez. - Ama mesaj bırakmamışsın. | Open Subtitles | عدة مرات - لكنك لم تتركي أية رسائل - |
| - Yeterince açık bırakmamışsın. | Open Subtitles | - أنت لم تترك لفترة كافية. - العمل على ذلك الآن. |
| Not veya başka bir şey ardında hiçbir şey bırakmamışsın. | Open Subtitles | و أنت لم تترك ملاحظة أو أي شي. |
| Ona fazla seçenek bırakmamışsın. | Open Subtitles | لم تترك لها اي خيار |
| Howard, annene hiçbir şey bırakmamışsın. | Open Subtitles | هاورد لم تترك شيئ من أجل أمك |
| Cesetlerini bile bırakmamışsın. | Open Subtitles | انت حتى لم تترك لي أجسادهم |