| Senin gibi çok sıkı çalışan biri düşünülürse, operasyon kesinlikle başarılı olacak. | Open Subtitles | أنا متأكد من أن العملية ستنجح بالنسبة لشخص يتدرب بجهد |
| Beyaz Sarayın yanında. Ama boş tahminler yapıyoruz. Grand Slam Operasyonu başarılı olacak. | Open Subtitles | لكننا نتوقع بكسل عملية جراند سلام ستنجح |
| Sence sınavlarda başarılı olacak mısın Shorty? | Open Subtitles | أتظن انك ستنجح فى الدراسة يا شورتى ؟ |
| Kızınız zamanı gelince başarılı olacak anne. | Open Subtitles | ابنتك ستنجح, مولاتي, في الوقت المحدد. |
| Ve başarılı olacak bir plandı. | Open Subtitles | وكانت خطة في طريقها للنجاح |
| Sadece denemelerde değil, Toronto'da feci başarılı olacak. Göreceğiz. | Open Subtitles | - لن تنجح فقط في الأختبارات التجريبية ، ستنجح أيضاً في ألعاب تورنتو. |
| Malcolm, davanız başarılı olacak mı sizce? İçtenlikle umuyorum. | Open Subtitles | هل تعتقد أن قضيتك ستنجح ؟ |
| Malcolm, davanız başarılı olacak mı sizce? | Open Subtitles | هل تعتقد أن قضيتك ستنجح ؟ |
| Elinde görüyorum, başarılı olacak. | Open Subtitles | أري في يدها أنها ستنجح |
| Sadece biriniz başarılı olacak. | Open Subtitles | واحدة فقط ستنجح |
| Arush, planımız başarılı olacak öyle değil mi? | Open Subtitles | أروش, هل ستنجح خطتنا? - نعم. |
| Ama başarılı olacak. | TED | ولكنها ستنجح |
| Ve başarılı olacak bir plandı. | Open Subtitles | وكانت خطة في طريقها للنجاح |