| Eğer ikimize de güvenirseniz, annemin sözlerini dikkate alacağım ve beni başkan yardımcısı olarak aday gösterirseniz onur duyacağım. | Open Subtitles | وإن وثقتم بكلينا فسأصغي إلي كلمات أمي وسيشرفني أن رشحتموني كنائب الرئيس معه |
| - Ben de seni. Merhaba Birgitte. Pernille, partinin başkan yardımcısı olarak geldi. | Open Subtitles | بيرنيل موجودة هنا كنائب الرئيس |
| başkan yardımcısı olarak görevin tavsiyede bulunmak. | Open Subtitles | يقضي عملك كنائب الرئيس بتقديم المشورة |
| Bu onun başkan yardımcısı olarak | TED | و كانت تلك أولى زياراته لدولة إفريقية كنائب للرئيس. |
| başkan yardımcısı olarak, yüzlerce dosyanın ödemesini yönetme hakkına sahipti. | Open Subtitles | كنائب للرئيس كان لديه الصلاحية على مئات من الملفات |
| - başkan yardımcısı olarak tüm görevlerim arasında en nahoş olanı budur. | Open Subtitles | من بين كلّ واجباتي كنائبٍ للرئيس هذا أكثرُ واجبٍ لا أُحسدُ عليه |
| Kaybederse başkan yardımcısı olarak kalır. | Open Subtitles | إن خسر، سيبقى كنائبٍ للرئيس |
| Görünüşe göre Kruger'a yakın olup hayatını mahvetmeye hem katılabilmek hem de tanık olabilmesi için dört ay önce müşteri analizinde başkan yardımcısı olarak başladı. | Open Subtitles | بدأ العمل قبل أربعة أشهر كنائب الرئيس لتحليلات العُملاء، منصب خوّله بما يكفي للإقتراب من (كروغر) ليشهد ويُشارك في تفكيك حياته. |
| Başkanlık pozisyonunu koruduğunuz vakit başkan yardımcısı olarak işe başlayacağım. | Open Subtitles | اذا استطعت حماية منصبك كرئيس .. فى ذلك الوقت سأتى للعمل كنائب للرئيس |
| 22 yaşındayken başkan yardımcısı olarak işe başladın ve keklerin ağzına sıçtın. | Open Subtitles | أتيت كنائب للرئيس في سن الـ22 ولقد دمرت الكعك |
| Kaybederse başkan yardımcısı olarak kalır. | Open Subtitles | إن خسر، سيبقى كنائبٍ للرئيس |