| Açık konuşmak gerekirse Tobias'ın Babası ve hastalığının arasında hâlâ hayatta kalmasına şaşıyorum. | Open Subtitles | صدقا, بين ادمانه ووالده انا مذهول انه ما زال حيا |
| Babası ve sen ona benim melez ordum üstündeki kontrol gücümü arttıracak bir hediye verdiniz. | Open Subtitles | أنتِ ووالده أعطيتوه الهدية والموهبة القويّة التي سأستخدمها لفرض مزيد من السيطرة والتحكم على فيلقي من الهجائن |
| Şu aldığım nikâh işi vardı ya hani gelin, Babası ve ben tüm işi organize etmiştik. | Open Subtitles | عمل الزفاف الذي حجزته أنا ووالد العروس قمنا به |
| Çünkü Bambi'nin annesi ve Barbar'ın Babası ve Simba'nın Babası ve Nigel. | Open Subtitles | لأن أم بامبي ووالد بابار ووالد سيمبا ونايجل, ماتوا |
| Babam Roma için kan döktü, ve babamın Babası ve onun babası da. | Open Subtitles | سفك والدي دماءً لأجل روما كما فعل والده و والد والده |
| Annesi ve Babası ve Coretta teyzesi gelip yemek yapardı. | Open Subtitles | أمه وأباه يأتيان للطبخ و عمته كوريتا |
| Dinle, o bizi Babası ve kardeşi sanıyor. | Open Subtitles | إستمع, أنه يعتقد أننا أخيه و أبيه. |
| Babası ve amcası hükümette çalışmış. | Open Subtitles | والده و إثنان من أعمامه يعملون للحكومة .. |
| Evliliğimizin biçimsel amaçları dahilinde Babası ve ben sadece üreme amacıyla cinsel ilişkiye girdik. | Open Subtitles | وبغض النظر عن شكلية الاتمام لزواجنا انا ووالده فقط نمارس الجنس لغرض الإنجاب. |
| Sonra onun Babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz. | TED | فذهبت واجتمعت مع شقيقه ووالده وقالت "نحن ننوي ان نعطيكم هذا المال. |
| Bu onun patronu, Monsieur Morell, babası, ve nişanlısı, Mercedes. | Open Subtitles | هذا رئيسه فى العمل سيد (موريل) ووالده , وخطيبته (مرسيدس) |
| Babam öyle yaptı onun Babası ve babasının babası da. | Open Subtitles | والدى أشترك فيه ووالده ووالده |
| Birincil şüpheli kız çocuğunun Babası ve kurbanın eski eşi Joseph Doucett. | Open Subtitles | المشتبه به الرئيسي (جوزيف دوسيت) كان الزوج السابق للضحية ووالد الطفلة الناجية |
| İleri görüşlü bir azınlık, mesela ben, dehâsını fark etti ve Crick'in kılavuzluğunda, Stephen'ın Babası ve ben araştırmaya başladık. | Open Subtitles | والقليل ممن لديهم البصيرة منهم أنا لاحظوا أنه عبقري وبتوجيهات (كريك)، أنا ووالد (ستيفن) أجرينا أبحاث |
| Babam, babamın Babası ve de tuhaf teyzem Chloe hep yumurtaları aradı. | Open Subtitles | والدى ووالد والدى والغريبه عمتى (كلوى) بحثوا جميعاً عن البيض |
| Lacey'in Babası ve ben uygun bir ceza bulacağız. | Open Subtitles | أنا و والد ليسي سنجد العقاب المناسب |
| Duncan'ın Babası ve bazı çözümlenmemiş sorunlarım için. | Open Subtitles | لديّ أنا و والد (دانكن) بعض المواضيع الغير محلوله |
| Haskell'in Babası ve ben dışarıda bir şeyler yapmaya karar verdik. | Open Subtitles | .. أنا و والد (هاسكل) كنا نفكر بـ .. أريد فقط أن أقول هذا |
| Geri zekalı Deedee bir çiftlikte, annesi, Babası ve iki erkek kardeşiyle yaşıyordu. | Open Subtitles | المعوق (ديدي) كان يعيش مع أمه, وأباه وأخواتها الأثنين في مزرعة |
| Annesi, Babası ve abisi. | Open Subtitles | أمه وأباه وأخاه الأكبر. |
| Tıpkı son Beyaz Kaplan olan Babası ve öncesinde de büyükbabası gibi. | Open Subtitles | مثل أبيها، آخر (نمر أبيض)، وأباه قبله |
| - Babası ve ben asker arkadaşıyız. | Open Subtitles | أنا و أبيه كنا جنود سوية |