| Eskiden şehir kulüplerinden birinde barmen olarak çalışırdım. | Open Subtitles | أعتدت بأن أعمل كنادل في النادي الريفي الراقي |
| 10 yıl önce, Lloyd'un Yeri adında bir batakhanede barmen olarak çalışıyordu. | Open Subtitles | منذ 10 سنوات ، كان يعمل كنادل في هذا المكان الذي يُدعى "لويد" ، مكان رث |
| IRS kayıtlarına göre Georgetown'da barmen olarak çalışıyormuş. | Open Subtitles | حسناً، وفقاً لمصلحة الضرائب، -فأنه يعمل كنادل في "جورج تاون ". |
| Peki madem milyonerdi, neden barmen olarak çalışıyordu? | Open Subtitles | حسناً, إذاً لم يعمل كساقي حانة إن كان مليونيراً؟ |
| Ee, burada barmen olarak yeni işe başladığın yazıyor. | Open Subtitles | أرى هنا من أنك بدأت بوظيفه جديده كساقي |
| - Burada barmen olarak çalışıyor. | Open Subtitles | انه يعمل هنا انه نادل |
| Jake Foxglove adlı bir genelevde barmen olarak çalışmış. | Open Subtitles | عمل (جيك) كنادل في بيت دعارة يُدعى (فوكسغلوف) |
| Havalı bir barmen olarak dönmek güzel. | Open Subtitles | لمن الجميل العودة كساقي لطيف |
| Havalı sayılabilecek bir barmen olarak. | Open Subtitles | كساقي لطيف معتدل |
| Bakalım. 2009'da barmen olarak haftalık 550 $ kazanıyormuş. | Open Subtitles | لنرى. في2009,كانتالفائدة... تصنع 550$ كل أسبوع كساقي حانة |
| Rich barmen olarak kendini idare edebiliyormuş, ...ama hiçbir şey biriktiremezmiş. | Open Subtitles | كان (ريتش) يعيش على راتبه كساقي حانة, لكنه لم يكن قادراً على ادخار أي شيء |
| - Burada barmen olarak çalisiyor. | Open Subtitles | انه يعمل هنا انه نادل |