| Son 12 saattir başım beladaydı. | Open Subtitles | لقد كنت في ورطة لمدة اثني عشر ساعة الماضية. |
| Başımız beladaydı. Pek bir seçenek yoktu ortada. | Open Subtitles | أعني، لقد كنا في ورطة ولم يكن هنالك الكثير من الخيارات في الجوار. |
| biliyorum eve gelmeliyim. dışarıda bulunduğumda senin başın beladaydı. | Open Subtitles | أعرف بأنهُ توجب علي أن آتي قبل ذلك أتعلمين , حينما علمت بأنكِ في ورطة |
| Hepimiz kahramanım House için endişelendik, başı beladaydı, psikolojik hastaneye gidecekti. | Open Subtitles | كلنا قلقون بطلي هاوس هو كما تعرف في ورطة و هو ذاهب لمشفى نفسية |
| Eğer kaybetseydim başım büyük beladaydı. | Open Subtitles | كنت سأقع فى ورطة كبيرة إن فقدته |
| Kara iznindeki arkadaşının başı beladaydı. | Open Subtitles | رفيقه في الإجازة الشاطئيّة كان في ورطة. |
| Başı beladaydı. Yol gösterilmeye ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | لقد كانت في ورطة واحتاجت إلى مرشد. |
| Başın beladaydı. | Open Subtitles | لقد كنت في ورطة |
| Başım beladaydı. | Open Subtitles | وأنا كنت في ورطة |
| Deb'in başı beladaydı ve benden yardım istedi. | Open Subtitles | "ديب" كانت في ورطة وإحتاجت مساعدتي |
| Küçük bir kızdı ve başı beladaydı. | Open Subtitles | كانت مجرد فتاة وكانت في ورطة |
| Bu yakışıklının başı büyük beladaydı. | Open Subtitles | -هذا الوسيم كان في ورطة |
| Çünkü Jack'in başı beladaydı. | Open Subtitles | لأنّ (جاك) كان في ورطة. |