| Ve eğer büyük bir yaratık gelip göğsüne yatarsa işte o benim kedim. | Open Subtitles | وإذا جاء وحش ذو فرو كبير وجلس على صدرك فإنها قطتي |
| benim kedim diyabet hastası. İnsülin aşısını yapmam lazım. Lütfen! | Open Subtitles | قطتي مُصابة بالسكر وهي تحتاج حقنة"الأنسولين" |
| Bu benim kedim. Aslında benim değil. | Open Subtitles | انها قطتي في الواقع ، ليست قطتي |
| benim kedim, sürekli ölü hayvanları evime taşır. | Open Subtitles | قطتي تسحب الكائنات إلى المنزل دائماً |
| Evet, benim kedim. Bana verin onu. | Open Subtitles | انه قطي أعطِني قطّي |
| Aslında benim kedim değil demiştim. Senin, benim. | Open Subtitles | حسنا انه ليس فعليا قطي |
| benim kedim de bunu açamıyor. | Open Subtitles | أتعلمين, قطتي لا تستطيع فتح هذا أيضاً. |
| - Bilmiyorum. İşte benim kedim. Az önce ne diyordun, Kedicik? | Open Subtitles | ها هي قطتي كيف حالك؟ |
| Özel kalem benim. Bu da benim kedim. | Open Subtitles | أنا أمين الصندوق وهذه قطتي |
| - O benim kedim. | Open Subtitles | -هذه قطتي لا تحب الاحتجاز |
| Bu doğru değil. O benim kedim olmak istiyor. | Open Subtitles | -هي تريد ان تصبحي قطتي |
| Peki benim kedim kartopu? | Open Subtitles | ماذا عن قطتي (سنوبال)؟ |
| Oh, Yuki benim kedim. | Open Subtitles | أوه، (يوكي) قطتي |
| Bu benim kedim. | Open Subtitles | انها قطتي |
| Erkek olan sensin. benim kedim değil. | Open Subtitles | لم تكن قطتي |
| O benim kedim değil. | Open Subtitles | هذه ليست قطتي |
| O benim kedim. | Open Subtitles | انها قطتي |
| benim kedim mi yapmış? | Open Subtitles | قطتي فعلت ذلك؟ |
| benim kedim bile değil; beni otobüse kadar takip etti, o kadar. | Open Subtitles | ليس حتى قطي لقد تبعني للحافلة |
| Aslında benim kedim değil, sokak kedisi. | Open Subtitles | انه ليس فعلا قطي ، انه شارد |