| Hey, Nimish, 100 yıl sonra toprak altındaki tanrı bibloları şimdikinden 4 kat daha değerli olacak. | Open Subtitles | نميش ، بعد 100 سنة لاحقة ، عندما يجد الناس التماثيل تحت تلك الأرض سيتضاعف سعرها أربع مرات |
| Ona kırık bibloları vereceğiz ve bunlar Amarnath'ın altından çıktı diyeceğiz. | Open Subtitles | لماذا ندفــع ؟ سنعطيه احد التماثيل المكسورة "ونقول" .. |
| Evet, anlaşılan babam San Jose'nin her yerindeymiş, şimdi ise annem şu küçük bebek bibloları biriktiriyor. | Open Subtitles | "أجل، من الواضح أنهُ كان في "سان خوسيه من بين كل الأماكن، و الآن هي تجمع تلك التماثيل الصغيرة للأطفال |
| Tanrı bibloları yerle bir olmuş. | Open Subtitles | التماثيل في الأسفل |
| - Ofisindeki şu bibloları. | Open Subtitles | تلك التماثيل في مكتبه أجل |