| Bunun yerine, kimyasallar beyindeki bilgi akışını değiştirmek için oldukça karmaşık bölgelerde salınırlar ve karmaşık sinapsları etkilerler. | TED | بل هي تنطلق في مواقع محددة جداً وتعمل على نقاط عصبية دقيقة لتغير تدفق المعلومات في الدماغ |
| Bugün, bilgi akışını kontrol eden eski medya muhafızlarından hiç olmadığı kadar özgürüz. | TED | نحن اليوم متحررون أكثر من أي وقت مضى من المتحكمين القدماء في الإعلام الذين تحكموا سابقًا في تدفق المعلومات. |
| Genel anlamda iş mahremiyetin korunmasına geldiğinde bilgi akışını sınırlandırmaya çalışıp kaybedeceğimiz bir savaş veriyoruz. | TED | عندما يتعلق الأمر بحماية الخصوصية بشكل عام، فأعتقد أننا نخوض معركة خاسرة بمحاولة تقييد تدفق المعلومات. |
| Doğrudan konuya girerek bilgi akışını hızlandırmak gibi... bir eğilimim vardır. | Open Subtitles | لدى ميل لتعجيل تدفق المعلومات بكونى صريحاً |
| Internet'teki bilgi akışını kontrol etmene ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نظم تحكم المعلومات نحتاجك للسيطرة على تدفق المعلومات عبر الإنترنت. |
| Ayrıca, birkaç düzeltme ile bilgi akışını kontrol edebilirim. | Open Subtitles | و مع عدد قليل من التحسينات أنا سوف أتحكم في تدفق المعلومات |