| Bir saniye önce onun öldüğüne seviniyordun, şimdi birden susmaya mı karar verdin? | Open Subtitles | قبل لحظة كنت سعيداً بموته، والآن لا ترغب بإخباري أي شئ؟ |
| Bir saniye önce onun şeker olduğunu sanıyordun. | Open Subtitles | قبل لحظة إعتقدت بأنها كانت حلوى |
| Bir saniye önce onun bir şeker olduğunu sanıyordun. | Open Subtitles | قبل لحظة إعتقدت بأنها كانت حلوى |
| Senin açından daha Bir saniye önce bıraktığın aynı kişiyim. | Open Subtitles | نفس الشخص الذي تركتيه منذ ثانية من وجهة نظرك |
| Bir saniye önce buradaydılar. Onları görebildiğini sanıyordum. | Open Subtitles | كانوا هنا منذ ثانية اعتقدت أن بوسعك رؤيتهم |
| Bir saniye önce eve gidip tatlı-tatlı sevişmek istiyordun. | Open Subtitles | قبل الثانية أردت العودة إلى المنزل وجعل الحب الحلو الحلو. (اللهيث) |
| Bir saniye önce iki dakika demiştin. | Open Subtitles | لكن قبل ثانية واحدة ، قلت.. دقيقتين. |
| Tatlım, tatlım, tatlım, Bir saniye önce balonları sayıyordu. | Open Subtitles | ، عسل، عسل، عسل فقط ثانية واحدة |
| Bir saniye önce dört kişiydiler. | Open Subtitles | قبل لحظة كانوا 4 |
| Bir saniye önce uydurduğumdan beri. | Open Subtitles | منذ أن فكرت به قبل لحظة. |
| Bir saniye önce oldukça iyi... vakit geçiriyormuş gibi görünüyordun. | Open Subtitles | و لكن يبد و كأنكِ كنتِ تقضين حقاً وقت طيب منذ ثانية مضت |
| Senin açından daha Bir saniye önce bıraktığın aynı kişiyim. | Open Subtitles | نفس واحدة تركت منذ ثانية فقط، من وجهة نظرك. |
| - Bir saniye önce gülümsedin. | Open Subtitles | فعلت ذلك منذ ثانية - قلتِ أنها خمس ثوان. |
| Bir saniye önce onun elini sıktı. | Open Subtitles | قبل ثانية واحدة , ضغط يده. |
| Tatlım, tatlım, tatlım, Bir saniye önce balonları sayıyordu. | Open Subtitles | ، عسل، عسل، عسل فقط ثانية واحدة |