Hapis yatmış bir sapık bile ağırdan almanızı istedi benden. | Open Subtitles | منحرف جنسيا طلب مني ان اخبركم ان تهدّؤوا مما تفعلون |
O bir sapık. İlgilendiği 15-60 yaş arasındakiler. | Open Subtitles | إنه منحرف ، أذواقه تتراوح من سن 15 إلى سن الـ 60 سنة |
Nasıl oluyor da senin gibi küçük bir sapık böyle büyük bir adama dönüşebiliyor. | Open Subtitles | كيف لممارس منحرف للجنس مثلك يتحول إلى رجل عظيم |
Çünkü ben ona kafayı takmış bir sapık olduğunu düşünüyorum ve senden de pek hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | ؟ لأنني أظن أنك متعقب مخيف وفي الحقيقة ، أنت لا تعجبني لكن.. |
Gizli hayranın, seni gelişmiş bir dürbünle uzaktan seyreden bir sapık olabilir. | Open Subtitles | يمكن أن يكون معجباً سريّاً أو منحرفاً يراقبكِ من بعيد بمنظار |
İki yıl önce onunla ilgili bir sapık davasına bakmıştık. | Open Subtitles | لقد استلمنا قضية مُطاردة له منذ سنتان. |
Yani seni veya bir başkasını takip etmiyorum, çünkü ben bir sapık değilim. | Open Subtitles | اقصد انا لم الاحقك او اي احد في الحقيقة بخصوص بتلك المسألة لإنني لست ملاحق |
Fran Duncan temiz, iyi bir sosyal kaydı var ama Kevin Duncan, çocuk doğru söylemiş, adam bir sapık. | Open Subtitles | لكن كيفين دنكان , لقد أصاب الفتى أنا أعني أنه منحرف دخل السجن ثلاث مرات بتهمة أغراء القاصرين |
bir sapık olduğun dedikodusu yayılınca sana olacakları düşünürdüm. | Open Subtitles | سأقلق بشأن ما سيحدث عندما ينتشر الحديث عن كونك منحرف ؟ |
- Set teknisyeni. - O bir sapık, hepsi bu. | Open Subtitles | ـ إنه عامل تحريك كاميرا ـ ما هو عليه أنه منحرف |
Ben bir sapık veya fiyasko olduğum ya da cidden çok kötü seks yaptığım için olduğunu söyle. | Open Subtitles | قولي أن السبب لأنني منحرف أو أنني فاشل أو أنني بالفعل، بالفعل سيء في الجماع |
Şu anda üzerine bir sapık atlayabilir. | Open Subtitles | أي منحرف يمكنه القفز عليك في هذه اللحظة ؟ و .. |
Elimizde park alanındaki kadınları taciz eden bir sapık olduğunu söyleyen şikâyetler aldık. | Open Subtitles | أنا آسف لقد تلقينا تقارير عن منحرف يضايق النساء |
Şu anda beni laik bir aziz destekliyor ama dava açılırsa, cinsel bir sapık tarafından desteklenmiş olacağım. | Open Subtitles | شخص مقدس على المستوى الشعبي يدعمني الآن ولكن إذا نجحت القضية وأدانوه فسأكون مدعوماً من قبل شخص منحرف |
Annesi sokağın ortasında bir sapık olduğumu bağırdığından beri demek istiyorsun. | Open Subtitles | تقصدين منذ ان قامت امه بالصراخ في الشارع بأنني منحرف |
Bu adam sadece maile cevap veren bir sapık. | Open Subtitles | هذا الرجل مجرد رجل منحرف أجاب عن نداء لرغبة للبالغين. |
Lissa senin ona kafayı takmış bir sapık olduğunu düşünmüyor. | Open Subtitles | (ليسا) لا تظن أنك متعقب مخيف |
Ben bir sapık olabilirim, ama sen kesinlikle bir araba hırsızısın. | Open Subtitles | قد أكون منحرفاً لكنّكِ قطعاً سارقة سيّارات |
Görünüşe göre Nora reddedilmiş, öfkeli ve agresif bir sapık. | Open Subtitles | يبدو أن (نورا) مُطاردة مرفوضة.. غاضبة، عدائية. |
O bir sapık ki bu da ufak ama benim gözümde oldukça önemli bir fark. | Open Subtitles | انه ملاحق ولكن هذا مختلف للغاية |
Tabi baban Rus bir sapık değilse! | Open Subtitles | إلا إن كان والدكِ منحرفًا روسيًأ |
Ama sen de bir sapık olabilirdin. | Open Subtitles | لكن يمكن أن تكون أنتِ أيضاً مُلاحق. |
Bak, Vince'e bir sapık dadandı ve bir şey olmuş olabilir. | Open Subtitles | أحدهم يتحرش بـ(فينس) قد يحدث شيء |