İstedi ama yukarıda önemli bir toplantısı var. | Open Subtitles | كان سيفعل, لكن لديه اجتماع في الطابق العلوي. - .مرحبا |
- Görüşürüz. Yarın önemli bir toplantısı var. Geç saate kalmasın fazla. | Open Subtitles | لديه اجتماع مهم غداً، لا تتركيه يتسكع |
- Babanın aynı o saatte çok önemli bir toplantısı var. | Open Subtitles | عزيزتي، أبيك لديه اجتماع مجلس هام جدا |
Birliğin ilk bankasında öğlen bir toplantısı var, yeşil ile işaretlenmiş. | Open Subtitles | لديه إجتماع في البنك عند الظهيرة محدد بالاخضر |
Efendi'nin Stoneheart merkezinin üst katında önemli bir toplantısı var. | Open Subtitles | السيد لديه إجتماع مهم في "ستونهارت" في المقر في الطابق العلوي حالما ينتهي، |
Dima'nın haftaya Bern'de bir toplantısı var. Kontrol ettiği hesapları Lider'in üzerine geçireceği yer. | Open Subtitles | (ديما)، لديه اجتماع الأسبوع المقبل في (بيرن)، حيث سيوقع على الحسابات التي تحت سيطرته |