Tek başımıza hiç şansımız yok, birlikte gitmek zorundayız. | Open Subtitles | ليس هناك فرصة لإحدانا وحدنا لابد أن نذهب معاً |
Her neyse, yarın Brooke'un mağazasının açılışı var... ve bilmiyorum ama belki birlikte gitmek istersin. | Open Subtitles | على أية حال, (بروك) ستفتتح متجرها غداً ولا أعرف, ربما رغبتي ان نذهب معاً |
birlikte gitmek zorunda mıyız? | Open Subtitles | هل علينا أن نذهب معاً ؟ |
Bir arkadaşım var ve onunla birlikte gitmek eğlenceli olurdu. | Open Subtitles | ...لديَّ هذا الصديق , و سيكون من الممتع الذهاب معه |
Ama birlikte gitmek için ilk sorduğun kişi kim? | Open Subtitles | حسنٌ .. مع ذلك من كان أول شخص ٍ طلب منه الذهاب معه ؟ |
Bir ara birlikte gitmek ister misin? | Open Subtitles | هل تريد الذهاب معاً في وقت ما؟ |
Ben de birlikte gitmek istemiştim. | Open Subtitles | أردت أن نذهب معاً |
birlikte gitmek ister misin? | Open Subtitles | ربّما تريدين أنْ نذهب معاً ؟ |
birlikte gitmek ister misin? Olur. | Open Subtitles | ربّما تريدين أنْ نذهب معاً ؟ |
Sen şu dünyada Mars'a birlikte gitmek istediğim son kişisin! | Open Subtitles | أنت آخر شخص قد أرغب قط في الذهاب معه إلى المريخ |
Sanki bu baloya birlikte gitmek istediğin başka biri varmış gibi. | Open Subtitles | أشعر أن هناك من تفضلين الذهاب معه إلى هذه الحفلة |
- Onunla birlikte gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أود الذهاب معه خذي فريق الدعم معكِ |
Onunla birlikte gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب معه |
Onunla birlikte gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب معه |
Grand Teton Parkına hep birlikte gitmek zorunda değiliz. | Open Subtitles | (ليس لدرجة الذهاب معاً لجبل (غراند تيتون |
- birlikte gitmek ister misiniz? | Open Subtitles | انتم تريدون الذهاب معاً ؟ |