| O, bizim arkadaşımız. Bu umutsuz zamanlarında yardımımıza ihtiyacı var. | Open Subtitles | إنه صديقنا ويحتاج عوننا في هذه الساعة الأكثر يأسا |
| Pekâlâ, bu bir sorun, ama Sid bizim arkadaşımız ve bunu çözeceğiz, tamam mı? | Open Subtitles | صحيح، هذه مشكلة ولكن سيد هو صديقنا وسنقوم بحلها، جيد؟ هل فهمت ذلك يا سيد؟ |
| Bu bizim arkadaşımız, WiII, ve onun çok özel bir kıçı var. | Open Subtitles | هذا هو صديقنا ، وسوف ، وكان لديه أسفل خاصة جدا. |
| Siz... siz beni tanımıyorsunuz ama, bizim arkadaşımız olan biri Yukarı Doğu Tarafında karşılıklı bir düşmanımızın olduğunu söylüyor ve şu an içeriden biraz yardım alabilsem gerçekten iyi olurdu. | Open Subtitles | أنتِ لا تعرفينني ، لكن صديقة لنا تعتقد أن لنا نفس الأعداء في الجانب الشرقي وأنا أحتاج إلى بعض المساعدة من الداخل حالاً |
| - Bu bizim arkadaşımız, bir mülteci. | Open Subtitles | -إنها صديقة لنا تقيم في منزلنا . -مرحباً، تفضلا، تفضلا . |
| - Beni dinleyin. Ben sizin arkadaşınızım. - Sen bizim arkadaşımız değilsin! | Open Subtitles | استمعوا لي , انا صديقكم أنت لست صديق لنا |
| O da bizim arkadaşımız. Sadece kendini tanımaya çalışıyor. | Open Subtitles | هيا,انها صديقتنا ايضا و تحاول ات تكتشف من هى |
| O bizim arkadaşımız, biz ise ona yalan söylüyoruz. | Open Subtitles | أتعلما؟ إنه صديقنا.. ونحن نكذب عليه بأنفسنا. |
| Hayır, bizim arkadaşımız gibi davrandın ve bizi kullandın. | Open Subtitles | لا, أنت تظاهرت كما لو كنت صديقنا وانت تستغلالنا |
| Bu bizim arkadaşımız. | Open Subtitles | هذا صديقنا رجل القطران ذاك نال منه |
| Tamam, belki öyle ama o bizim arkadaşımız ve bu onun mutsuz olmaması için tek şansı. | Open Subtitles | بألمٍ أو بدونه حسناً، ربّما... لكنّه صديقنا |
| Freddy bize ateş etmeyecek çünkü o bizim arkadaşımız | Open Subtitles | لن يطلق علينا فريدي النار لأنه صديقنا |
| bizim arkadaşımız olmak ister misin? | Open Subtitles | مهلاً ، مهلاً، أتودّ أن تكون صديقنا ؟ |
| Ev için beni kırıyorsun... ve bizim arkadaşımız merdivenlerden aşağıya düştü, öldü ? | Open Subtitles | كسر نحن في منزل... وسقط صديقنا أسفل الدرج، أليس كذلك؟ |
| bizim arkadaşımız olduğun söylendi. | Open Subtitles | قيل لي إنك صديقة لنا |
| Alice de bizim arkadaşımız. | Open Subtitles | " أليس " صديقة لنا |
| O, bizim arkadaşımız. | Open Subtitles | إنها صديقة لنا |
| Ama tanıman gerekirdi. O bizim arkadaşımız. | Open Subtitles | حسناً، عليك أن تعرفه، إنه صديق لنا. |
| Onun yerine eğer, "bu bizim arkadaşımız " deseydim bu, senin hayatı garantiye alınmış çocuk olduğun anlamına gelirdi. | Open Subtitles | أما إذا قلت صديق لنا فهذا يعني أنك عضو |
| Pakala, birşey yapmamız gerektiğini biliyorum, ama bu kadın bizim arkadaşımız. | Open Subtitles | حسناً، انظر، أعرف أن علينا فعل شيء ما، ولكن هذه الإمرأة صديقتنا. |
| Pekala, bakın, ben vatandaşlık görevimi yaparım ama bu kadın.. bizim.. arkadaşımız gibi. | Open Subtitles | ولكن هذه الإمرأة نوعاً ما صديقتنا. والآن تطلبون منّا خداعها؟ |