| Sanırım onlar, bizim kadar iyi dost değillerdi. | Open Subtitles | أراهن بأنهم لم يكونواً أصدقاء جيدين بقدرنا. |
| Sorun şu ki beni kurtaran kim bilmiyorsun. Ve sende bizim kadar korkuyorsun. | Open Subtitles | و أنتِ خائفة بقدرنا أنتِ تبحثين عن إجابات |
| Şişmanlar, sıskalar, uzunlar, beyazlar en az bizim kadar yalnızlar. | Open Subtitles | الناس الطوال, الناس ذو البشرة البيضاء إنهم وحيدون مثلنا تماماً |
| Belki de ölüm cezası hakkında kafası bizim kadar karışmıştır. | Open Subtitles | لعله مشوشاً حول عقوبة الاعدام مثلنا تماماً. |
| Ayrıca Arap dini insan hayatına bizim kadar değer vermiyor. | Open Subtitles | إضافة إلى أنّ دين العرب لا يقدّر الحياة الإنسانية مثلما نفعل. |
| İnanılmaz, gerçekten de bizim kadar çaresiz gözüküyor. Bütün bu teknoloji. Hiç bir faydası yok. | Open Subtitles | بشكل كبير ، تكاد تكون جاهلة لما يحصل كحالنا برغم المعدات التي تمكلها فهي لا تملك أدنى فكرة |
| Bilmiyorum. Bak, belki de onlar da bu konuda bizim kadar karışıktır. | Open Subtitles | أنا لا أعلم ، لكن انظري ، ربما هم فقط مرتبكون بسبب كل ما حدث مثلنا نحن |
| Mesleğine bizim kadar bağlı olan insanların evle ilgilenip, yuvanın sıcak kalmasını sağlayacak kişilere ihtiyacı vardır. | Open Subtitles | عندما تقوم بما نفعله أنا وانتِ وتفعله بالشدة التي نفعلها، تحتاج شخصًا مستعدًا للبقاء في المنزل والحفاظ على دفئ المنزل. |
| Herkes bizim kadar şanslı değil. | Open Subtitles | لا يتمتع الجميع بنفس حُسن الطالع الذي نحظى نحن به. |
| O yazının ne anlama geldiğini bizim kadar çok bilmek istediğine inanıyorum. | Open Subtitles | علي أن أُؤمن بأنك تريد ذلك. لمعرفة ماذا تعني تلك الكتابة كما نريد نحن ذلك بشدة. |
| Çünkü Tanrının hiç bir yaratığı bize benzemiyor. Hiç biri bizim kadar... | Open Subtitles | لا يوجد مخلوقات تفعل ذلك فهو الذي خلقنا |
| Umarım bizim kadar eğleniyorsunuzdur, Clapton. | Open Subtitles | أتمنى بأنك تستمتع بقدر ما نحن نستمتع يا كلابتون |
| Ve eminim jüri de en az bizim kadar eğlenecek. | Open Subtitles | و أنا واثق بأنّ هيئة المحلّفين ستكون مسلية بقدرنا |
| Bu konunun açığa kavuşmasını o da en az bizim kadar istiyor. | Open Subtitles | أعني، أنه تواقٌ للخلوص إلى نهاية بقدرنا نحن |
| İçten içe onların da o işi bizim kadar sevdiklerine inanıyorum. | Open Subtitles | أتعلم , أنا أعتقد بأنهن يردن ذلك مثلنا تماماً |
| Yani başka seçeneği yoktu. O da en az bizim kadar tutsak. | Open Subtitles | إذاً ليس بيده الخيار إنه أسير مثلنا تماماً |
| O bağnazlardan en az bizim kadar nefret ediyorsun. | Open Subtitles | أنتم تكرهون هؤلاء المجانين مثلما نفعل نحن |
| Bundan en az bizim kadar eğlenmeye çalış. | Open Subtitles | حاول الإستمتاع بهذا مثلما نفعل |
| En az bizim kadar yoksul olan doğulu pisliklerin oraya tabi ki. | Open Subtitles | هؤلاء الأوغاد في الشرق فقراء كحالنا. |
| Biliyorsun, Kate, senin bu garip yaşam tarzına kimse bizim kadar hoşgörülü olamaz. | Open Subtitles | تعرفي كايت ليس الجميع متفهما لطريقتك المتسامحة في الحياة مثلنا نحن |