| Bunları senin çocuklarına aldım çünkü birisi asla boş elle gelmemeli. | Open Subtitles | إبتعت هذه لأطفالكِ، لأنه لا ينبغي أن يظهر المرء فارغ اليدين |
| Sadece iki açık pozisyonumuz var... yani biriniz evine boş elle dönecek. | Open Subtitles | عندنا وظيفتان شاغرتان فقط، لذا سيعود أحدكم إلى منزله فارغ اليدين. |
| Evet, annem hep, "hiç bir partiye boş elle gitme" derdi buyüzden ZEN fırınına gidip biraz kurabiye aldım. | Open Subtitles | أجل، أخبرتني أمي بألا أقصد حفلاً فارغة اليدين |
| Finansörlere boş elle gitmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أعود لمجموعة "تى سى" فارغة اليدين |