| Karımı al... lütfen. Hey, sonunda Bu espriyi anlıyorum. | Open Subtitles | خذ زوجتي، رجاءً، أخيراً، فهمت هذه المزحة |
| Yapma, tatlım, bir gülücük ver bana. Hayatım boyunca Bu espriyi yapmak için bekledim. | Open Subtitles | هيا يا عزيزي، اضحكي إنتظرت طيلة حياتي لأقول هذه المزحة |
| Vay be. Bu espriyi her duyduğunda altına sıçıyor. | Open Subtitles | واو انه يتغوط كل مرة يسمع فيها هذه المزحة |
| Firavun Bu espriyi cenazesinde söylememi emretmişti. | Open Subtitles | أمرني الفرعون أن اقول هذه النكتة في جنازته |
| Ailemde kimse Bu espriyi anlamıyor. | Open Subtitles | لا أحد من عائلتي حصل على هذه النكتة |
| Ah, bu oyunu her oynadığımızda Bu espriyi yapmak zorunda mısın? | Open Subtitles | أيجب عليك إعادة هذه الدعابة في كل مرة نلعب فيها هذه اللعبة |
| - Ayda en az bir kere Bu espriyi yap. - Hayırdır? | Open Subtitles | أنت تقول هذه المزحة على الأقل مرة بالشهر |
| Bu espriyi daha önce yapmıştın. | Open Subtitles | .لقد إستخدمتَ هذه المزحة |
| Evet bayanlar... Bu espriyi ben yazdım. | Open Subtitles | نعم سيداتي ، كتبت هذه النكتة. |
| Bu espriyi her zaman yapar. | Open Subtitles | إنه يقول هذه النكتة كل مرة. |
| Fernando, her seferinde Bu espriyi yapıyorsun. | Open Subtitles | -فرناندو) ، إنك تلقي هذه الدعابة كل مرة) |