| Tüm bu ilgi karşısında benim ilk dürtüm ilişkim için fazla korumacı olmamdı. | TED | إذن كان دافعي الأول لمواجهة كل هذا الإهتمام أن أُصبح أكثر حذرا في حماية علاقتي الخاصة. |
| Sıradan bir aşçıya bu ilgi neden? | Open Subtitles | لمَ مثل هذا الإهتمام بكبيرة طبّاخين مبتدئة ؟ |
| Nefret ettiğin tüm bu ilgi artık yok. | Open Subtitles | هذا يُعني أن كل هذا الإهتمام الذي تكرهه ينتهي |
| bu ilgi, Tanrı'nın yaratılışının güzelliğe ve inanılmaz miktardaki çeşitliliğin getirdiği bulmacaya karşı dünyanın gözünü açacaktı. | Open Subtitles | وكان هذا الاهتمام ما فتح عيون العالم علي جمال خلق الرب و حتماً علي التنوع المدهش في الطبيعة أيضاً |
| Bir doktor bir hastayla uzun süre ilgilendiğinde bu ilgi bazen hastayı fazla etkileyebiliyor. | Open Subtitles | عندما يهتم طبيب بمريض لفترة طويلة هذا الإهتمام ينتقل للمريض |
| Birden bire bu ilgi neden? | Open Subtitles | -لماذا هذا الإهتمام المفاجئ منك؟ |
| Belki bu ilgi ölümüne sebep oldu. | Open Subtitles | ربّما هذا الإهتمام تسبب بقتله |
| Tüm bu ilgi nedeniyle kusuruma bakma. | Open Subtitles | آسف على كل هذا الإهتمام |
| - Duyduğum kadarıyla bu 'ilgi', tutkuya dönüşmüş. | Open Subtitles | هذا "الإهتمام" أسمع أنه طموحاً |
| Sadece bütün bu ilgi biraz can sıkıyor. | Open Subtitles | فقط، كل هذا الاهتمام بي، يثير أعصابي |
| Ortağının eski maceralarına bir anda bu ilgi nereden çıktı? | Open Subtitles | لماذا هذا الاهتمام المفاجئ بشريكك |