| John, bunu konuşmalıyız! | Open Subtitles | (جون)، علينا الحديث بهذا الشأن! |
| John, bunu konuşmalıyız! | Open Subtitles | (جون)، علينا الحديث بهذا الشأن! |
| Belki de bunu konuşmalıyız. | Open Subtitles | أعني, ربما يجب أن نتحدث عن الأمر |
| O yüzden bunu konuşmalıyız. | Open Subtitles | لهذا علينا أن نتحدث عن الأمر! |
| Biliyor musun, eğer bir su ısıtıcı alacaksak, bunu konuşmalıyız. | Open Subtitles | إن كنا نحتاج لشراء سخان مياه فيجب أن نتحدث في هذا |
| Belki geç olmadan bunu konuşmalıyız. | Open Subtitles | ربما يجب أن نتحدث في هذا قبل أن يفوت الأوان |
| Bak, bunu konuşmalıyız. Alaska, planlarımız... | Open Subtitles | أصغي، علينا أن نناقش هذا ألاسكا)، خططنا... |
| Acılı olduğunu biliyorum ama bunu konuşmalıyız. | Open Subtitles | إني أتفهم أنك تتألم. لكن علينا أن نتحدث في هذا الأمر |