| Ya da, "Frau, Frau, Frau." Almanca olarak. Almanca dedikleri şey yani. | Open Subtitles | بالألمانية Frau, Frau, Frau كانوا يتصايحون أو ما يسمونه هم اللغة الألمانية |
| Ruh dedikleri şey yüzünden insanlara hep imrenmişimdir. | Open Subtitles | لطالما شعرت بالحسد تجاه البشر... تجاه ما يسمونه بالروح... |
| Bu, tahlil ve maden uzmanı raporu dedikleri şey. | Open Subtitles | هذا ما يسمونه تقرير فاحص المعادن |
| Bu uzmanların doğrusal olmayan değişim dedikleri şey. | Open Subtitles | هذا ما يدعوه الخبراء بالانقلاب أو التغير اللاخطي |
| Bay Bond, Yunanların thrassos dedikleri şey sizde var. | Open Subtitles | سيد بوند أنت لديك ما يدعوه اليونانيون |
| Ekonomistlerin Pareto dedikleri şey budur - geliştiren hareket. | TED | هذا ما يسميه الاقتصاديون بمبدأ باريتو للمعالجة. |
| Doğduğumda çok çirkin olduğumu düşünüyorum "normalleşme" dedikleri şey için ilk doğumgünümden önce, beş operasyon geçirdim. | Open Subtitles | ظننت أنني كنت مريعا جداً حين ولادتي. أن علي أن أجري خمس عمليات جراحية قبل أن أتم عامي الأول. هذا ما يسمونه "التطبيع". |
| Tecrübe dedikleri şey belki de budur! | Open Subtitles | هذا ما يسمونه بخبرة اللاعب |
| Bugünlerde dans dedikleri şey bu mu? | Open Subtitles | أهذا ما يسمونه رقصاً؟ |
| Sanırım "mikrofonu atmak" dedikleri şey bu. | Open Subtitles | "أعتقد أن هذا ما يسمونه بـ"القاء الميكروفون (الخاتمة الملحمية) |
| - Sanat dedikleri şey de bu zaten. | Open Subtitles | - هذا ما يسمونه الفن |
| "Sert kadın" dedikleri şey sensin. | Open Subtitles | أنت ما يسمونه "امرأة الصعبة." |
| "Oni" dedikleri şey bu. | Open Subtitles | (هذا ما يسمونه(اوني |
| Galiba bu noktada ben Fransızların "de trop" dedikleri şey oluyorum. | Open Subtitles | أعتقد عند هذه المرحلة أنا ما يسميه الفرنسيون "غير مرغوب فيه". |
| İnsanların gerçek aşk dedikleri şey sadece hikayelerde ve tebrik kartlarında vardır. | Open Subtitles | ما يسميه الناس بالحب الحقيقي هو فقط للحكايات وبطاقات المعايدة |