| Ve o direksiyondaki yaban kedisine hız kesmemesini söyle, yoksa adamın kanamadan ölmeye bile zamanı olmayacak. | Open Subtitles | وأخبر القطه المتوحشه وراء المقود الا تبطئ او يبقي حتي ينزف حتي الموت |
| direksiyondaki benim ve bu lastiklerde bir sorun var. | Open Subtitles | أنا من خلف هذا المقود, و هناك شيء لا يسير بشكل صحيح |
| Burada arabayı annenin kullandığı yazıyor, ama yaralar direksiyondaki biriyle uyumlu değil. | Open Subtitles | مكتوب هنا ان الوالدة كانت تقود لكن الاصابات غير متطابقة مع كونها خلف المقود |
| direksiyondaki sürücü o da önceleri senin gibi bir günahkardı. | Open Subtitles | الرجل الذى خلف عجلة القيادة السائق؟ لقد كان خاطئ مثلك ذات مرة |
| direksiyondaki, Jae-young. | Open Subtitles | الشخص الذي خلف .. (عجلة القيادة هو (جي يونغ |
| direksiyondaki şu ize bak. | Open Subtitles | انظروا في هذا الأثر على المقود |
| - Resmi olarak körken. - Arabayı direksiyondaki kontrol eder. | Open Subtitles | أعمى قانونيا - من يكون لديه المقود ، يتحكم في السيارة - |
| - Resmi olarak körken. - Arabayı direksiyondaki kontrol eder. | Open Subtitles | أعمى قانونيا - من يكون لديه المقود ، يتحكم في السيارة - |
| - direksiyondaki benim. | Open Subtitles | أنا من خلف هذا المقود, |
| direksiyondaki benim. | Open Subtitles | أنا من يجلس خلف المقود, |
| Vay canına, direksiyondaki his. | Open Subtitles | اشعر بتجاوب المقود هنا |
| - direksiyondaki Harcourt. | Open Subtitles | -إنّه (هاركورت) خلف المقود |
| Ve direksiyondaki de sensin. | Open Subtitles | و لقد كنتي خلف عجلة القيادة |
| direksiyondaki artık var. | Open Subtitles | هُناك فُتات على عجلة القيادة |