| Başka birisi ise şöyle dedi; "Peki ya yıldızın önünden geçip giden çok eliptik yörüngedeki büyük kuyruklu yıldız kümeleri?" | TED | حتى قال شخص آخر، حسناً، ماذا عن مجموعة ضخمة من المذنبات التي تمر بجانب هذا النجم في مدار بيضاوي الشكل؟ |
| Bütün gezegenler Güneş'in etrafında eliptik yörüngede döner. | Open Subtitles | و استبدله بقانونه الأول عن حركة الكواكب فكل الكواكب تدور في شكل بيضاوي حول الشمس |
| Halley matematiksel deha gerektiren zahmetli bir yetenek gösterisiyle kuyrukluyıldızların, Güneş'e uzun eliptik yörüngelerle bağlı olduğunu keşfetti. | Open Subtitles | وفي إنجاز عظيم وشاق لألمعية رياضية إكتشف هالي أن المذنبات مرتبطة بالشمس في مدرات بيضوية طويلة |
| Virgo Cluster'ın merkezinde Messier 87 adında muazzam büyüklükte, eliptik bir galaksi var ve belki de galaksimiz Samanyolu'ndan 10 kat daha büyüktür. | Open Subtitles | في مركز مجموعة فيرغو (هنالك مجرة بيضوية كبيرة تسمى (ميسيير 87 تقدر بكونها عشر مرات اكبر من درب التبانة |
| Tycho'nun gözlemleri Kepler'in eliptik yörüngeleri ve Galileo'nun keşifleri üzerine kurulmuştu. | Open Subtitles | مبنية على مشاهدات تايكو و مدارات كبلر البيضاوية و اكتشافات جاليليو |
| Becky, eliptik bisiklet sende gerçekten işe yarıyor. | Open Subtitles | بيكي، الآلة البيضاوية أنت هنا حتى الآن .. رائع |
| Böylelikle dairesel yörüngeler elde edersiniz. eliptik yörüngeler elde edersiniz. | Open Subtitles | ،قد تكون المدارات دائرية قد تكون المدارات بيضاوية |
| Yukarı çıkar, kapsülü eliptik yörüngeye teslim eder. | Open Subtitles | فهو يرتفع.. يضع الكبسولة في مدار بيضوي الشكل. |
| Geçen Noel Phil eliptik bisiklet aldı ve evimizden Kanada'ya kadar olan mesafeyi bir senede yürüyeceğine yemin etti. | Open Subtitles | في عيد الميلاد الماضي (فيل) حصل على جهاز تخسيس الوزن وتعهد بقطع مسافة تعادل السير من منزلنا إلى "كندا" خلال سنة |
| Dünya'nın yörüngesinin en eliptik olduğu zamanlarda, | Open Subtitles | خلال تلك الأوقات عندما كان مدار الأرض بيضاوي الشكل في غالبه، |
| Pluto'nun gerçekten eliptik yörüngesi varmış! | Open Subtitles | "بلوتو" حقًا يدور في مدار بيضاوي! |
| Evet, ama bu damlanın şekli eliptik. | Open Subtitles | أجل، لكن هذه لها شكل بيضاوي. |
| Hiç biri eliptik değil. | Open Subtitles | لا شيء بيضاوي الشكل |
| Becky, eliptik bisiklet sende gerçekten işe yarıyor. | Open Subtitles | بيكي، الآلة البيضاوية أنت هنا حتى الآن .. رائع |
| Sanırım burdan eliptik galaksileri görebilirim. | Open Subtitles | أعتقد أنه بوسعي رؤية المجرة البيضاوية من هنا |
| Damlalar da eliptik. | Open Subtitles | القطرات بيضاوية |
| Yani bu eliptik yörüngeden parabolitiğe geçiş demek mi oluyor? | Open Subtitles | إذاً، فهذا يعني التحرك من مدار بيضوي الشكل.. إلى مدار بشكل قطع مكافئ؟ |
| Geçen Noel Phil eliptik bisiklet aldı ve evimizden Kanada'ya kadar olan mesafeyi bir senede yürüyeceğine yemin etti. | Open Subtitles | في عيد الميلاد الماضي (فيل) حصل على جهاز تخسيس الوزن وتعهد بقطع مسافة تعادل السير من منزلنا إلى "كندا" خلال سنة |