| Kriz zamanlarında, önce entelektüeller gider. | Open Subtitles | في أوقات الأزمات، المثقفين أول من يهربون |
| Orta sınıf insanlar, entelektüeller, kapitalistler. Yeniden eğitilmeli ya da yok edilmeliydi. | Open Subtitles | أبناء الطبقة المتوسطة, المثقفين, الرأسماليين سيعاد تثقيفهم أو ستتم إبادتهم |
| Bazı entelektüeller ''Enlightenment Now'' kitabıma öfkeyle karşılık verdiler, öncelikle entelektüellerin ilerlemeden nefret ettiklerini iddia etmeme ve ikinci olarak ilerleme kaydedildiğini iddia etmeme. | TED | بعض المثقفين استجابوا بغضب في كتابي "التنوير الآن" بقولهم أولا كيف يدعي أن المثقفين يكرهون التقدم ثانيا، كيف يجرؤ أن يدعي أن هناك تقدم |
| Sol-düşünceli entelektüeller bizi batırmaya uğraşıyor. | Open Subtitles | المثقفون اليساريون الذين يريدون أن يميلون بنا للحضيض. |
| Bu entelektüeller o zaman ne yapıyorlardı? Okuyorlar mıydı? | Open Subtitles | ماذا كان هؤلاء المثقفون يفعلون حينها؟ |
| Çoğu da entelektüeller onları yatıştırmak zor. | Open Subtitles | ...كثير منهم كانوا مثقفين الذين لا يرضون بسهولة |
| Gelecek vaat eden askeri kariyeri geride bırakan genç bir yazar olarak Fyodor sosyalizm ve reform fikirleriyle ilgilendi ve İmparatorluk devletinin yasakladığı radikal metinleri tartışmak için bir entelektüeller grubuna katıldı. | TED | ككاتب شاب ترك وراءه مهنة عسكرية واعدة، قد انجذب فيودور إلى أفكار الإشتراكية والإصلاح، وانضم إلى جماعة المثقفين لمناقشة الأفكار الثورية المحظورة من قبل الحكومة الإمبراطورية. |
| Yatırım uzmanları, bankacılar, politikacılar, entelektüeller için. | Open Subtitles | للسماسرة, المصرفيين، الساسة، المثقفين. |
| Feministler entelektüeller çirkin kadınlar. | Open Subtitles | المطالبين بالجنس المثقفين السحاقيات |
| Feministler entelektüeller çirkin kadınlar. | Open Subtitles | المطالبين بالجنس المثقفين السحاقيات |
| Ve doğal olarak sol... görüşlü entelektüeller.... ...ve şehrin tüm keşleri ona oy verecekti. | Open Subtitles | ما أريدك... كل المثقفين من اليسار... وجميع الرؤساء سيصوتون له |
| (Kahkahalar) (Alkışlar) Kendine ilerlemeci diyen entelektüeller de aslında ilerlemeden nefret ediyorlar. | TED | (ضحك) (تصفيق) المثقفين الذي يسمون أنفسهم "تقدميون" يكرهون التقدم فعلًا. |
| Yapabileceklerimizi konuşmak için 2014'te, Nairobi'de bir grupla bir araya geldik: tanınmış entelektüeller, diplomatlar, sanatçılar ve geliştirme çalışanları. | TED | لذلك أحضرت عام 2104 مجموعة من الأشخاص إلى (نيروبي) لمعرفة ما علينا فعله: المثقفون والدبلوماسيون والفنانون والعاملون على التنمية. |
| Bunlar entelektüeller, yazarlar, gazeteciler. | Open Subtitles | وإنما هم مثقفين وكتّاب وصحفيين |