| Geleneksel boru şekilde etlerden sıkıldınız mı? Bu hiç sorun olmadı. | Open Subtitles | هل أنتم محبطون من اللحوم التقليدية المدورة؟ لم تكن مشكلة أبدا |
| Sığır pirzolası, yavrum. Bu yahudi çocuk diğer beyaz etlerden vazgeçti. | Open Subtitles | لحم البقر, حبيبتي هذا الولد اليهودي إعتزل اللحوم البيضاء الأخرى |
| Ülkeye kaçak soktuğunuz etlerden haberimiz var hanımefendi. | Open Subtitles | نعرف عن اللحوم غير الشرعية التي استوردتها ، انستي. |
| etlerden çıkan kokuları alıyorum. | TED | أتعرق جراء اللحوم. |
| En sevdiğin etlerden var. | Open Subtitles | إنها اللحوم المفضلة لديك |