| Beni evlilikten tiksindiren tek bir şey vardır: evli kadınlar. | Open Subtitles | هناك شيئاً واحد يجعلني لا أريد الزواج وهو النساء المتزوجات |
| Çok garip. Genelde evli kadınlar böyle tepkiler verir. | Open Subtitles | غريب ، رد الفعل هذا اكثر شيوعا بين النساء المتزوجات |
| Sadece merak edersin diye söyleyeyim, evli kadınlar en iyi seksi yapıyorlar. | Open Subtitles | في حالة أنت فضولي، النساء المتزوجات عِنْدَهُنّ أفضل جنسِ. |
| evli kadınlar bu kadar kısa şort giymez. | Open Subtitles | النساء المتزوجات لا يلبسن القصير، هذا قصير |
| evli kadınlar seks sürüşünü çok çabuk unuturlar. | Open Subtitles | النساء المتزوجات ينسين سريعاً ما هو الدافع العاطفي |
| Bu demektir ki, tüm evli kadınlar gibi sen de bazen kocandan bıkarsın ama bazen de onu kaybetmekten korkarsın. | Open Subtitles | يعني، كما كل النساء المتزوجات أحيانا تسأمين من زوجك لكن أحيانا تخشين من فقدانه |
| evli kadınlar da yemek yemeli. | Open Subtitles | حتى النساء المتزوجات يجب أن يتناولن الطعام |
| Doğru olan şu, evli kadınlar fantezi kurmayı sever. | Open Subtitles | الحقيقة أن النساء المتزوجات يحببن التخيل. |
| Doğru olan şu, evli kadınlar fantezi kurmayı sever. | Open Subtitles | الحقيقة أن النساء المتزوجات يحببن التخيل. |
| Tahminimce onu gitmeye evli kadınlar zorladı. Hayır. | Open Subtitles | أعتقد أن النساء المتزوجات طردوها |
| evli kadınlar ailesini terk etmezler. | Open Subtitles | النساء المتزوجات لا يتركن عائلاتهن |
| evli kadınlar hakkında ne söylerler bilirsin. | Open Subtitles | أتعلم ما يقولوا عن النساء المتزوجات |
| evli kadınlar, her zaman daha tutkuludur, öyle değil mi? | Open Subtitles | النساء المتزوجات هن الأكثر شهوة دائماً |
| evli kadınlar, her zaman en tutkulu olanlardır. | Open Subtitles | النساء المتزوجات هن الأكثر شهوة دائماً |
| evli kadınlar bile onu hep mahkemeye verir. | Open Subtitles | النساء المتزوجات يجررننه إلى المحاكم |
| evli kadınlar, bir araya gelmezler. | Open Subtitles | النساء المتزوجات لا يلتقين |