| fakat şu an, Vera Keith'i o piyanoyla tanıştırdı. İşler yolunda gitmedi. | TED | ولكن الآن ڤيرا قدمت كيث إلى البيانو بتساؤل ولم يبدو الأمر بخير. |
| fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız. | TED | ولكن الآن نحن ننظر إلى إعادة تصميم العلوم الانسانية والاجتماعية. |
| İlk testlerde hız saniyede bir megabit bile değildi, fakat şu an saniyede 15 megabit hıza sahibiz. | TED | لم تصل الاختبارات المبكرة الى سرعة ميغابت لكل ثانية حتى، ولكن الآن يمكننا الوصول الى سرعة 15 ميغابت لكل ثانية. |
| fakat şu an için, ağlayıp sızlanmaktan çok hayatta kalmaya ihtiyacınız var. | Open Subtitles | ولكن الان, انت تحتاجين الى طريقة للعيش اكثر من التعاطف. |
| fakat şu an Başkan Suvarov bir saat içinde burada olacaklar. | Open Subtitles | ولكن الان الرئيس سوفاروف و زوجته سيصلون في غضون ساعة |
| fakat şu an Başkan Suvarov bir saat içinde burada olacaklar. | Open Subtitles | ولكن الان الرئيس سوفاروف و زوجته سيصلون في غضون ساعة |
| fakat şu an biz içersindeyiz ve onu tek başımıza alabiliriz. | Open Subtitles | ولكن الآن نحن في الداخل يمكننا أن نأخذه بأنفسنا |
| fakat şu an Doktor Sunny Macer'la konuşup bu şey hakkındaki her şeyi öğrenmeni istiyorum. | Open Subtitles | ولكن الآن, أحتاجكِ أن تتحدثى مع الدكتورة (ميسر) وتتعلمى كل شىء يمكنكِ تعلمه عن هذا الشىء |
| fakat şu an için, tek yapabileceğim bu. | Open Subtitles | ولكن الآن يجب ان اذهب |
| fakat şu an için, tek yapabileceğim bu. | Open Subtitles | ولكن الآن يجب ان اذهب |
| fakat şu an konuşmak zorundasınız. | Open Subtitles | ولكن الان عليك ان تتكلم |