1994'te de Rwanda'ya BM'nin soykırım soruşturmasını yönetmek amaçlı gönderildim. | TED | ثم في عام 1994 ، أرسلت لرواندا لأكون مديرًا لمكتب الأمم المتحدة الخاص بالتحقيقات في الإبادة الجماعية |
Beni dinleyin! Fransız ordusunu galibiyete taşımak için gönderildim! | Open Subtitles | أنتظروا، لقد أرسلت لكي أقود الجيش الفرنسي إلى النصر |
Gerçekten buraya bu yüzden mi gönderildim diye merak ediyorum kaderi değiştirmek için. | Open Subtitles | أنا أتسائل إذا كان هذا حقاً سبب إرسالي إلى هنا لتغير حياة الناس |
Valilik adına bu talebi getirmek için gönderildim. - Sahi mi? | Open Subtitles | وقد تم إرسالي هنا لـ تسليم طلب بالنيابة عن مكتب الحاكم |
Ben, cinsel ve cinsiyete dayalı suçlara odaklı olarak Yezidilere yapılan zulmü araştırmak için gönderildim. | TED | أُرسلت للتحقيق في الفظائع المرتكبة في حق اليزيديين، مع التركيز على الجنس والجرائم القائمة على نوع الجنس. |
Biz tanıştıktan sonra, eve gönderildim ve afaroz edildim... gay olduğum için. | Open Subtitles | بعد ان التقينا , قد ارسلت الى منزلي وقد اهانوني لكوني شاذ |
Seni kızkardeşini yanlışlıkla çektiğim zaman, uyarıldım seni kurtarmak için gönderildim. | Open Subtitles | ففي اللحظة التي سحبتكم بها، لقد تمَّ إنذاري و أرسلوني لإنقاذكم |
Buraya korkunç şeyler yapmak için gönderildim. | Open Subtitles | هناك أشياء أرسلت إلى هنا لفعلها أشياء وحشية |
Burası tımarhane gibi. Bu gece hiçbir şey yemeden yatağa gönderildim. | Open Subtitles | هذا المكان فظيع، أرسلت الليلة للسرير بدون عشاء |
Bu adamı bulmak ve babasına götürmek için gönderildim. | Open Subtitles | أرسلت هنا للبحث عن هذا الشخص وإحضاره إلى بيت والده |
Bir çalışma yaparken, Savaş Bürosu tarafından buraya gönderildim. | Open Subtitles | أنا جعلت دراسة منها , أنا أرسلت من قبل مكتب الحرب |
Çocukla bağlantılı olabilecek her şeyi ortadan kaldırmak için havuzun oradaki caddeye gönderildim. | Open Subtitles | تم إرسالي إلى الشارع المجاور للحوض لكي أزيل أي شيء ربما يرتبط بالصبي |
Tekrar tutuklandık. Kardeşim bir günlüğüne göz altına alındı ve ben hapse gönderildim. | TED | تم اعتقالنا مجددا، تم ارسال أخي إلى الحجز لمدة يوم واحد، وأنا تم إرسالي إلى السجن. |
Hayatımdaki en iyi olaylardan biri gerçekleşti. New Folsom Hapishanesi'ne gönderildim. | TED | واحدٌ من أفضل الأمور التي حصلت في حياتي في تلك الفترة هي إرسالي إلى سجن فولسوم الجديد. |
Bir kız yüzünden oradan gönderildim. | Open Subtitles | لماذا كنت هناك؟ أُرسلت إلى هناك بسبب فتاة |
Bütün bu eğitimden sonra, oraya gönderildim, ...ülkenin bir gurup kötü adamının arasında buluverdim. | Open Subtitles | لقد حَصلتُ على كُلّ التدريب، أُرسلت هناك، وبقيت مَع مجموعة من الرجالِ مِنْ الجانبِ السيء من البلادِ. |
Özel bir görev üzerine gönderildim. Senato, Bankacılık Klanı ile | Open Subtitles | لقد ارسلت بهمة خاصة المجلس تم اخباره بأن اتحاد المصارف |
Buraya enstitünüz hakkında bir radyo programı yapmak için gönderildim ve bana tavsiyelerde bulunacak bir uzmana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لقد أرسلوني هنا لأقوم بعمل برنامج إذاعي عن معهدك وأحتاج لشخص خبير بأن يقوم بنصحي |
Almanya, Norveç ve çeşitli başka yerlerde çalışmıştım, ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne Britanya delegasyonu için çalışmak üzere New York'a gönderildim. | TED | عملتُ أيضا في ألمانيا ، النرويج، في أماكن أخرى متنوعة، لكنني أُرسلتُ إلى نيويورك للعمل في البعثة البريطانية في مجلس الأمن الدولي. |
Oradan başka bir küçük odaya gönderildim ve orada çok hoş bir hanım, evdeki hayatım hakkında her türlü soruyu sordu. | TED | من هناك، تم ارسالي إلى غرفة صغيرة مع سيدة لطيفة حقاً والتي سألتني أسئلة متنوعة عن حياتي في المنزل. |
St. Louis'teki bir firmaya katıldım ve bir yan dava için kuzeye gönderildim. | Open Subtitles | انضممت إلى شركة في (سانت لويس) وأرسلت إلى الغرب من أجل المطالبة بحريتي. |
Kuzenimi korumak için Dünya'ya gönderildim. | Open Subtitles | وأُرسلت للأرض لحماية ابن عمي |
Stevenson'ın peşine düşmek için Londra'dan gönderildim, sahte isimle seyahat ediyorum. | Open Subtitles | بعثت من لندن على خطا ستيفنسون مسافر متخفي |
Buraya, o insanlardan biri tarafından gönderildim. | Open Subtitles | وقد أرسلتُ إلى هنا من قبل واحد من أؤلئك الناس |
Ben gözlemlemek ve gerekirse onu durdurmak için gönderildim. | Open Subtitles | ثم إرسلت لمراقبته , وإذا دعت الحاجة , إيقافه |
Yaşamak için yaşlı dul Düşesin evine gönderildim. | Open Subtitles | فقد تم أرسالي للعيش في ملجاء الدوقة الارمله |
Bizzat başkan tarafından bu işi çözüme kavuşturmak için gönderildim. | Open Subtitles | أرسلتني رئاسة الحكومة مباشرة لأصل مع حضراتكم إلى حل |
Ruhsatlarınızın yanınızda olup olmadığını kontrol için gönderildim. | Open Subtitles | اُرسلت إلى هنا لارى ان كنتم تحملون رخصتكم |