| Bak, biraz mola vermen gerek çünkü gıdıklanma vaktin geldi. | Open Subtitles | من الواضح أنك تحتاجين لبعض الوقت وأنت تحتاج لبعض الدغدغة |
| gıdıklanma hisleri yoktur. Gölgeleri yoktur. | Open Subtitles | هم لا يحسّون إحساس الدغدغة ظلهم لا يسقط على الارض. |
| Tatlı, küçük bir gıdıklanma hiç anlamadan seni sarar. | Open Subtitles | وتلك الدغدغة اللطيفة اللذيذة التي تأتي من مكان لاتعلميه |
| Bu çok hoş, fakat gerçekten bir sorun yok. Anüsümde gıdıklanma olduğunu neden söyledin? | Open Subtitles | هذا لطف منك ، لكنني بخير لِمَ قلتِ أن لديّ حكة بشرجي ؟ |
| gıdıklanma yok bende. Kim söyledi bunu? | Open Subtitles | ليس لدي حكة ، من قال هذا ؟ |
| Kulağımda yazın küf sporlarından kalan bir gıdıklanma var-- | Open Subtitles | لديّ دغدغة بأذني، التي أصبتُ بهابعفنبكتيريبذلكالصيف.. |
| Omzumda bir gıdıklanma var. | Open Subtitles | آه، دغدغة في كتفي. |
| Tamam kızlar, dalga geçme, dedikodu ve gıdıklanma savaşına son verin hemen | Open Subtitles | حسنًا سيداتي همس القطط وقتال الدغدغة يتوقف الآن |
| Bilirsin, boğazımda bir gıdıklanma gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر ببعض الدغدغة في حلقي |
| Evet, anüsünde gıdıklanma vardı zaten. | Open Subtitles | إنها تعاني من حكة في شرجها |
| Anüsümde gıdıklanma var. | Open Subtitles | لديّ حكة في شرجي بالواقع |
| Anüsümde gıdıklanma mı? | Open Subtitles | حكة بشرجي ؟ |
| Belki ufak bir gıdıklanma. | Open Subtitles | ربما دغدغة |