| Gerçek bir dost, sadık, güvenilir, bu günlerde bunlar yitirilmiş erdemler. | Open Subtitles | صديق حقيقي , موالي , مخلص فضائل منسية هذه الأيام |
| Gerçek bir dost hayattaki üç hedefimden biri olmuştur. | Open Subtitles | أن أحظى صديق حقيقي كان أحد أهدافي الثلاثة في الحياة |
| Yağmur durana kadar kalabilirsin. Sanırım Gerçek bir dost bulmak için kaybolmam lazımmış. | Open Subtitles | لما لا تبقى حتى يتوقف المطر ؟ أعتقد أنني أضطريت أن أضيع . لأحصل على صديق حقيقي |
| Gerçek bir dost olsaydın bunu benden almazdın. | Open Subtitles | لو كنت صديق حقيقي لجعلتني احتفظ به |
| Sen hiç bir zaman Gerçek bir dost değildin. | Open Subtitles | أنيت ما كُنْتَي أبداً صديقة حقيقية على أية حال. |
| Gerçek bir dost oldu. | Open Subtitles | لقد كان صديق حقيقي |
| Benim için Gerçek bir dost oldu. | Open Subtitles | وانه صديق حقيقي لي |
| E, Gerçek bir dost. | Open Subtitles | (إي) صديق حقيقي |
| "Roger Halsted Gerçek bir dost. | Open Subtitles | "روجر هالستيد) صديق حقيقي). |
| O Gerçek bir dost. | Open Subtitles | هي صديقة حقيقية. |
| Bana yol gösterecek Gerçek bir dost. | Open Subtitles | صديقة حقيقية لتوجهني |