| Ancak genişlemenin gerçekten bir zaman makinesine değecek ölçüde başlaması, hızın ışık hızının hemen altına erişmesi ile sağlanır. | Open Subtitles | ولكن تمدد الزمن يقترب من أن يصبح آلة زمن عندما تقفز بالسرعة إلى ما يقل قليلا عن سرعة الضوء |
| Işık hızının yarısını kullanıyoruz. Geriye dönmek, gitmek kadar zaman alır. | Open Subtitles | نحن نسير بنصف سرعة الضوء ستستغرق عودتنا نفس مدة الوصول للوجهة |
| Sebep hat hızının böylesine artması ve denetmenlerimizin yeterince eğitim almaması. | Open Subtitles | نتيجة لحقيقة أن سرعة الخط تتزايد وأيضاً مفتِشينا ليسوا مدرَّبين كفاية. |
| Bizim teorimiz yeniliğin hızının evrensel bir eğriyi takip ettiğini ön görür, tıpkı bunun gibi. | TED | تتنبأ نظريتنا أن معدل الابتكار يجب أن يتبع المنحنى العالمي، مثل هذا المنحنى. |
| Bir şekilde yeniliğin hızının zamanla azalacağını tahmin ediyoruz. | TED | وبطريقة ما، تنبئنا أن معدل الابتكار يجب أن يتناقص بشكل تدريجي خلال الوقت. |
| İzleme birimi, düşüş hızının, tahminen saatte 1300 km olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | فريق التنبؤ حسب سرعتها بـ 800 ميل فى الساعة |
| Bu eğri bize parçacıkların hızının istatistiklerini aynı bir demografik eğrinin bireylerin yaşını gösterdiği gibi gösteriyor. | TED | هذه المنحنى يخبر عن إحصائيات سرعات الجسيمات بنفس طريقة المنحنى الديموغرافي في الإخبار عن إحصائيات أعمار الأفراد. |
| Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı. Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti: | TED | وكان على ذراية بتجارب غاليليو في محاولته لإثبات إذا ماكان للضوء سرعة أم لا. فغاليلو قام بتلك التجربة الجميلة |
| Ses hızının %1'inden %90'ına çıktık. | TED | ذهبنا من واحد في المئة إلى تسعين في المئة من سرعة الصوت. |
| Makinelerin hızının yaşam tarzımız üzerinde nasıl bir etkisi olacak? | TED | كيف ستؤثر سرعة الآلات على طريقة حياتنا؟ |
| Mimarlık bugün her yerde, bu da iletişimin hızının sonunda mimarlığın hızına yetişmesi anlamına geliyor. | TED | الهندسة في كل مكان الآن، وهذا ما يعني أن سرعة التواصل قد لحقت أخيرا بسرعة الهندسة. |
| Eğer büyüklüğüne göre normalize edersem, bu Boeing 787'nin ses hızının on katında yol alması gibi. | TED | لو عايرنا هذا بحجمه فإنه كطائرة بوينغ 787 تطير بعشرة أضعاف سرعة الضوء. |
| Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor. | TED | حتى أقرب نجم لنا ، الشمس ، تُعاني إشعاعاتها من استبداد حدود سرعة الضوء. |
| Işık hızının %86,6'sında, Lorentz faktörü 2'dir. Bu da zamanın uzay gemisinde iki kat daha yavaş geçeği anlamına gelir. | TED | في 86.6٪ من سرعة الضوء معامل لورنتز هو 2، هذا يعني أن الوقت سيمضي أبطأ بمعدل مرتين على متن المركبة الفضائية. |
| Şef, üç dakika sonra ışık hızının altına düşeceğiz. | Open Subtitles | سنصبح ما دون سرعة الضوء في غضون ثلاث دقائق |
| Olumsuz kontrol 22,5 saniye sürecek sonra hızımız ışık hızının altına düşecek. | Open Subtitles | عدم التحكم من السجل الداخلي سوف يستمر لمدة 22.5 ثانية قبل أن تقل سرعتنا إلى سرعة الضوء الجزئية جسم صغير غير معلوم |
| Ve bunu birçok uzak galaksi üzerinde kılı kırk yaran gözlemler yapmaları sayesinde, genişleme hızının zamana göre nasıl değiştiğini kaydederek yaptılar. | TED | وقاموا بالآتي بملاحظة دؤوبة للمجرات البعيدة الكثيرة بما يسمح لهم برسم خريطة عن كيف ان معدل التوسع قد تغير بمرور الوقت |
| Bugünlerde deniyor ki, biyoteknoloji, bilgisayarların işlemci hızının en az altı katı oranında daha hızlı ilerliyor. | TED | يقال اليوم بأن التقانة الحيوية تتطور على الأقل 6 مرات أسرع من معدل تطور معالجات الحواسيب. |
| Parçacıklar ışık hızının %99'u kadar hızlı. | Open Subtitles | الجزيئات سرعتها 99 بالمئة سرعة الضوء. اصطدام الأشعة المستقرة. |
| Ama yine de, aldığı onca hasara ve hızının yavaşlamasına rağmen sağlam taretleriyle ateşe devam ediyordu. | Open Subtitles | إلا أنها أستمرت فى القتال قدر ما تستطيع مستخدمةً مدافعها الخلفيه لكن بدن السفينه نفسه تضرر بشكلاً كبير و بدأت سرعتها فى التناقص بشكل كبير |
| Videoda paraşütün yırtıldığını gördünüz. Olsaydı kötü bir gün olurdu olurdu, bilirsiniz, eğer olursa diye test etmek zorundayız, çünkü bu paraşütü ses hızının üstünde hızlarda açıyoruz. | TED | رأيتم في الفيديو تمزق المظلة، و هذا سيكون كارثيا على المهمة فيما لو حدث، لذلك علينا أن نقوم بالتجارب، لأننا نقوم بإطلاق هذه المظلة على سرعات فوق صوتية. |