| İyi haberler de var mı? Elbette, iyi haberler var. | TED | أهناك أخبار جيدة ؟ بالطبع ، هناك أخبار جيدة . |
| Sizi şaşırttığım için özür dilerim ama Londra'dan haberler var. Merak etmeyin. | Open Subtitles | آسف جدا لمفاجأتك لكن هناك أخبار جديدة من لندن |
| Elizabeth'ten bağımsız olarak, İskoçya'daki reform hareketinden haberler var. | Open Subtitles | هناك اخبار عن الاصلاح في سكوتلاندا مستقل عن اليزابيث |
| Dostlarım, dinleyin beni! Mekke' den haberler var! | Open Subtitles | أصدقائى , أستمعوا إلي لدي أخبار من مكة |
| İyi haberler var. Öncelikle, uzun uzun bir yol katettik. | TED | هناك بعض الأخبار الجيدةأولاً دعوني أقول نحن حضرنا من طريق طويل |
| Ah, evet, bu akşam kötü haberler var. | Open Subtitles | لدينا أخبار سيئة الليلة، إنها أسوأ من ذلك، إنها مفجعة |
| Kuzeydeki Labrador Denizi'nden haberler var. | Open Subtitles | ثمة أخبار من شمال بحر لابرادور |
| Şu anda olayların hareket halinde olduğuna dair güvenilir bir kaynaktan alınmış onaylanmayan haberler var. | Open Subtitles | هناك تقارير غير مؤكدة ... منمصدرموثوق حول الفيديو و التقارير الحالية |
| Çocuklar! Leydi Mary! Fransa'dan harika haberler var! | Open Subtitles | أيها الأطفال, يا سيدة ماري هناك أخبار عظيمة من فرنسا |
| Gençlerin sigara içmeleriyle ilgili kötü haberler var. | Open Subtitles | هناك أخبار مزعجة بشأن المراهقين والتدخين |
| Droid yok oldu fakat güzel haberler var. | Open Subtitles | الآلى انتهى ولكن هناك أخبار جيدة |
| Cezanne konusunda iyi ve kötü haberler var. | Open Subtitles | . مرحباً ، أيها الرئيس - . مرحباً - إذن ، هناك أخبار جدية وسيئة ، "على لوحة "سيزان |
| Şimdi konut dünyasından iyi haberler var... | Open Subtitles | هناك اخبار سارة بخصوص سوق العقار |
| Pretty Lake'ten gelen rahatsız edici haberler var. | Open Subtitles | هناك اخبار مزعجة قادمة من بحيرة الجمال |
| Önemli haberler var. | Open Subtitles | تعال لدي أخبار مهمة |
| Ve bugün belirtmemiz için bazı iyi haberler var. | TED | وهناك بعض الأخبار السارة لأطلعكم بها اليوم. |
| Bize vaat edilen güzel haberler var, aynı inanmayanlar gibi. | Open Subtitles | في النهاية لدينا أخبار إبريشيةٌ جيدة لنا تماماً مثل غير المؤمنين |
| Hepimiz için kara bir gün! Deptford'daki bir tavernadan haberler var. | Open Subtitles | يوم حزين علينا جميعاً، ثمة أخبار من حانة في (ديبفورد)، |
| Bir sürü yaratığın aşk iksirine kapıldığına dair haberler var. | Open Subtitles | هناك تقارير عن الكثير من المخلوقات... المتأثرة بغبار ترياق الحب! |
| Hibat, iyi ve kötü haberler var. | Open Subtitles | هبات ، لدي اخبار جيدة و اخبار سيئة |
| O konuda iyi haberler var. | Open Subtitles | هنالكَ أخبارٌ جيدة حول هذا الأمر |
| Peki ya Roma'daki köstebeğimizden ne haberler var? | Open Subtitles | وما هي أخبار جواسيسنا في روما؟ |
| Venedik'ten haberler var. | Open Subtitles | هنالك أخبار من البُنْدُقية |
| Bugün süper haberler var. | Open Subtitles | هناك أنباء أهم بكثير اليوم |
| Canlarım çok güzel haberler var. | Open Subtitles | هُناك أخبار رائعة يا أعزائي |