| Sana yöneltilen suçlamalar hakkında benimle konuşmaya gönüllü müsün? | Open Subtitles | هل أنت مُستعد للتحدث معي حول الاتهامات الموجهه ضدك ؟ |
| Bak, kurbanların son yemekleri hakkında benimle konuşmak istemiyorsan sorun değil. | Open Subtitles | إسمعي، إذا لا تريدين الحديث معي حول وجبة طعام ضحيتنا الأخيرة، لا بأس |
| - Aslında yaptığı sonuna kadar elinde şansı vardı ayrıcalığın doğası hakkında benimle aynı fikirdeydi ve sosyal konularda sorumluydu. | Open Subtitles | كل الذي حظى على فرصة للقيام به في النهاية كان الاتفاق معي بخصوص طبيعة الامتياز والنداء إلى المسؤولية الاجتماعية |
| Güzel, çünkü bunun hakkında benimle konuşmayacak ya da öyle bir şey, gerçekten. | Open Subtitles | .. جيد ، لأنها لا تتحدث معي بشأن أي شئ ، الأمر ليس كـ |
| Bay Cromwell onun güzelliği, onunla yapılacak evliliğin çekiciliği hakkında benimle konuştuğunuzu inkar mı ediyorsunuz? | Open Subtitles | أيها اللورد كرومويل هل تنكر بأنك تحدثت إلي عن جمالها؟ عن رغبتي في الزواج بها؟ |
| Bak, ailen hakkında benimle konuşmak zorunda değilsin. Ama konuşacak birini bulman lazım. | Open Subtitles | لا يتعيّن أنّ تتحدث معي حيال عائلتكَ، لكنكَ يجب أنّ تجد من تتحدث معه حيال ذلك. |
| Devalos bir konu hakkında benimle konuşmak istiyor.10:00 civarında gelecek. | Open Subtitles | يريد ديفالوس الحديث معي عن شيء ما سيحضر في حوالي العاشرة |
| Dosya üzerinde çalışan dedektiflerden birisi Jake'in ifadesi hakkında benimle görüşmek istiyor. | Open Subtitles | واحد من القضايا التي يحقق بها يود أن يتحدث إليّ بخصوص شهادة (جاك) |
| Bunun hakkında benimle konuşacak mısın? | Open Subtitles | حتى أنت ذاهب إلى التحدث معي حول هذا الموضوع؟ |
| Bu konular hakkında benimle konuşmadığına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أصدق كنت لا يتحدث معي حول هذه الأمور. |
| En azından 90. seviyeye gelip saygı duyulacak akıncı zırhını elde etmeden, sakın bir daha şaşkınlığın hakkında benimle konuşma. | Open Subtitles | دون وأبوس]؛ ر يتحدث معي حول نجاح باهر مرة أخرى حتى أنت ما لا يقل عن مستوى 90 مع العتاد الإغارة محترمة. |
| - Ücreti hakkında benimle konuşacağını. | Open Subtitles | قال كنت ستعمل التحدث معي حول رفع له. |
| Anladığım kadarıyla Aster Şirketi hakkında benimle konuşmak istiyormuşsunuz. - Evet, çok istiyorum. | Open Subtitles | (أفهم أنَّكَ تريد التحدث معي بخصوص (آستر كوربس - أجل، كثيراً - |
| Bunlar hakkında benimle konuşacak mısın? | Open Subtitles | هل ستتحدث معي بخصوص هذا |
| Albay Lemay, Çavuş Turner hakkında benimle konuşmak istediğinizi söyledi. | Open Subtitles | النقيب (ليماي) أخبرني أنك أردت التحدث (معي بشأن الرقيب (تيرنر |
| Bunun yerine Duke'ten insanları öldürmeye başlamasını istiyorsun ve bunun hakkında benimle konuşmuyorsun bile. | Open Subtitles | و بدلاً من هذا , تطلبي من . دوك " ان يبدأ بقتل النس" . و انت لم تتحدثي معي بشأن هذا الموضوع حتي |
| Erkekler hakkında benimle konuşmuyor. | Open Subtitles | إنها ... لا تتحدث معي بشأن الفتيان |
| Neden ayrıldıklarım hakkında benimle konuşmak istiyorsun? | Open Subtitles | أتريدين التحدث إلي عن سبب انفصالنا؟ |
| Bence paranı bu kadın alıyordu, Orlando. Bunun hakkında benimle konuşmak ister misin? | Open Subtitles | أظن أنّها تسيطر على حواسكَ، أتريد التحدّث معي حيال ذلك؟ |
| Bu konular hakkında benimle konuşmaktan hiç çekinme. | Open Subtitles | و أظن أنّك الآن ستشعر بالإطمئنان.. أن تتحدث معي عن أي شيء |
| Çizgi roman fikirlerim hakkında benimle hiç konuşmazsın! | Open Subtitles | أنتي لم تتحدثي معي عن فكرة كتبي الهزلية! |
| Dosya üzerinde çalışan dedektiflerden birisi Jake'in ifadesi hakkında benimle görüşmek istiyor. | Open Subtitles | واحد من القضايا التي يحقق بها يود أن يتحدث إليّ بخصوص شهادة (جاك) |